Connect with us

Kargalama

İnternet, Baskı Miktarlarının Yüksek Kalmasını Sağlıyor

Yayınlanma

Tarih:

İnternet, Baskı Miktarlarının Yüksek Kalmasını Sağlıyor

Dijitalleşme hayatın her alanında olduğu gibi baskı sektöründe de kendisini hissettiriyor. Genel olarak dijitalleşme baskı ihtiyacını düşürüyor olsa da, miktar olarak geriye doğru ve azalan bir süreç yaşanmıyor. İnternetin yaratmış olduğu içerik patlaması ve bunların kağıda aktarılması talebi baskı sektörünü canlı tutuyor.

Türkiye’deki toplam girişim sayısının yüzde 90’ından fazlasını oluşturan 2,5 milyonu aşkın mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, form, fatura, kartvizit ve pazarlama ve reklam amaçlı baskı çözümlerine olan talep oldukça yüksek. Öyle ki KOBİ’ler her 100 TL’lik giderlerinin 5 TL’sini baskı çözümlerine harcıyor

19 bin aktif KOBİ’ye 100’ü aşkın ürün ve 10 binin üzerinde ürün varyasyonu ile tek bir noktadan hizmet veren bidolubaski.com’un CEO’su Ömer Atakoğlu, KOBİ’ler için baskı maliyetlerini minimuma indirgemenin önemine vurgu yapıyor. Atakoğlu,

“Türkiye’de yaklaşık 12 bin civarında baskı çözümleri sunan irili ufaklı matbaa bulunuyor. Ancak bu işletmelerin büyük çoğunluğu geleneksel yöntemleri kullanıyor ve ürün çeşitliliği ile kalite açısından da büyük sorunlar yaşanıyor. Küçük ve orta ölçekteki işletmeler için bütçe yönetimi büyük önem taşıyor. Anadolu şehirlerinde yapılan baskıların kalitesi oldukça düşük olduğundan işletmelerin deneme-yanılma yöntemi ile daha kaliteli ürüne ulaşma isteği de ekstra bir mali yük oluşturuyor. Bunun yanında KOBİ’lerin ihtiyaç duydukları ürünleri edinebilmek için kısıtlı sayıdaki personelini birbirinden farklı noktalara yönlendirmeleri de zaman ve para kaybına yol açıyor. Kalite ve iş verimliliği sorunu var. bidolubaski.com olarak KOBİ’lerin baskı çözümlerine ayırdıkları değerli bütçenin farkındayız ve ihtiyaç duyulan kaliteli reklam-promosyon ürünleri ile kurumsal kimlik öğeleri ağırlıkta olmak üzere farklı baskı ihtiyaçlarını uygun fiyatlar ile tek bir noktadan sunuyoruz. Ayrıca kişiselleştirilmiş ürünlerde alışılagelenin aksine ücret iade garantisi ve hızlı teslimat sunarak işletmelerin yükünü azaltmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin dört bir tarafından online olarak bize ulaşan tüm KOBİ’lere istedikleri çözümleri sunuyoruz” dedi.

KOBİ’nin tanıtım aracı: kartvizit ve yelken bayrak

KOBİ’lerin hedef kitlelerine, faaliyet gösterdikleri bölgeye ve içinde bulundukları döneme göre ürün tercihleri değişiklik gösterirken, talep edilen baskı unsurlarının büyük kısmını da elbette ki reklam yapabilme şansı tanıyan materyaller meydana getiriyor. KOBİ’ler isimlerini duyurabilmek adına yaz mevsiminde en çok yelken bayrağı tercih ediyor. Bunun yanında gıda sektörünün olmazsa olmazlarından Amerikan servis de, firmaların yeni lezzetlerini ya da kampanyalarını duyurabilecekleri etkili bir reklam unsuru olarak en çok tercih edilen baskı ürünlerinden.

Şirketlerin müşteri ile temas etme fırsatı yakalayarak hızlı satış gerçekleştirebildiği fuarların daha aktif olduğu Eylül ayı ile başlayan dönemde ise kartvizit, antetli kağıt, el ilanı, broşür, cepli dosya, karton çanta gibi ürünlere rağbet ediliyor. Yeni bir yılda en çok ihtiyaç duyulan ürünlerden olan takvim ve ajanda gibi promosyon çözümlerinin satışında ise yıl sonu döneminde artış yaşanıyor.

Dijital Karga bir hayal ürünüdür. Kulağınızdan içeriye ilk girdiğinde beyin hücrelerine ulaşana kadar nasıl bir tarife ulaştıysa Dijital Karga odur. Ne bir eksik ne bir fazla. Dijital Karga’nın nasıl ifade edileceğinden çok ne demek istediği önemlidir.

Kargalama

Erik Finman ve Sıradışı Hikayesi

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

erik finman

Sosyal medyanın gücüyle kısa sürede dünya gündemine gelen Erik Finman, sıradışı hikayesi ile dünyanın en genç milyonerleri arasında yerini aldı. 15 yaşında okuldan ve öğretmenlerinden soğuyan – ben de soğudum diyen gençleri kargalar gagalasın – Erik Finman, okula gitmek yerine ailesiyle özel bir anlaşma yapmış.

Ailesinden aldığı 1000 dolarla girişimcilik hikayesinin ilk adımını atan genç, Bitcoin yatırımıyla işe başlamış. Kısa süre içerisinde yatırdığı parayı, bilenler bilir son zamanlarda sürekli artan bir yatırım değeri var, 100 bin dolara çıkaran Finman hız kesmemiş. İkinci adımı, öğrencilerin okula gitmeden online ortamda ders çalışacağı bir platforma yatırım yapmak olmuş.

Okul hayatından memnun olmayan Erik Finman’ın ailesiyle yaptığı anlaşma ise pek alışık olduğumuz türden değil. 18 yaşına geldiğinde kendi yatırımlarıyla 1 milyon dolar kazandığı takdirde, ailesinden üniversiteye gönderilmeme sözü almış.

Öğretmenlerinin tutumlarından ve sinir bozucu tavırlarına daha fazla sabretmek istemeyen Erik Finman konuyla ilgili şu açıklamaları paylaşmış: “Söylediğine göre öğretmenleri ona okulu bırakmasını ve McDonald’s’ta çalışmasını öğütlemiş. Standford Üniversitesi’nden doktora sahibi olan ve kendi tabiriyle Kardashian ailesinin Elon Musk versiyonu dediği anne ve babası önce bu teklife sıcak bakmamış. Ancak oğullarının elindeki parayı iyi değerlendirdiğini görünce iddiayı kabul etmiş. Finman, henüz 12 yaşındayken ailesinin verdiği 1000 dolar parayla ilk yatırımını dijital para birimi Bitcoin’e yapmış. 2011 yılında değeri birim başına 12 dolar olan Bitcoin‘den yaklaşık 100 adet alan Erik Finman, iki yılda varlığını 100 kat artırarak ilk vurgununu yapıyor.

Erik Finman ve Sıradışı Hikayesi

2013’te 1200 dolara fırlayan Bitcoin’lerini 100 bin dolardan fazla bir paraya satan Finman’ın sonraki girişimi ise oldukça ilginç: “Botangle isimli şirketiyle, kendisi gibi öğretmenlerinden ve eğitimden memnun olmayanlar için kurduğu girişime 100 bin dolar yatırmış. Botangle’ın gördüğü ilgi karşısında yatırımını büyütmek isteyen Finman, risk sermayesi bulabilmek için teknolojinin kalbi Silikon Vadisi’nin yolunu tutmaya karar vermiş.”

Silikon Vadisi‘nde tanıştığı ilk insanlardan biri ise ünlü içerik paylaşım platformu Reddit’in kurucusu Alexis Ohanian. Forbes Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Steve Forbes da Finman’ın arayış içerisindeyken tanıştığı önemli isimlerden.

Karşılaştığı en büyük zorluklardan birini ise 15 yaşında olduğu için ciddiye alınmamak olaak dile getiriyor. Hatta üst düzey bir Uber yöneticisi kendisinin cesaretini kırmak ve girişimini işe yaramaz olarak göstermek için oldukça çaba harcamış. Finman yine de vazgeçmeyerek Ocak 2015’te Botangle teknolojisini 100 bin dolar ya da 300 BitCoin karşılığında (60 bin dolar) almak isteyen bir yatırımcı bulmuş.

Erik Finman, dolar cinsinden daha fazla nakit almak yerine birim değeri 200 dolara inen Bitcoin teklifini kabul etmiş. Finman, ailesi başta olmak üzere daha fazla parayı kabul etmemesiyle ilgili eleştirileri teklifi satıştan ziyade yatırım olarak gördüğünü söyleyerek yanıtlıyor.

300 bin Bitcoin’e diğer yatırımlarıyla birlikte 103 daha eklemeyi başaran Erik Finman’ın varlıklarını Bitcoin’in değerinin 2500 doları geçmesiyle milyon doları aştı. 18 yaşında 1.09 milyon dolar servete ulaşan Erik Finman ailesiyle girdiği iddiayı da kazandı ve liseyi dahi bitirmeden okulu bıraktı. Erik Finman’ın hâlen lise becerilerinin kazandığını gösteren GDE diploması bulunmuyor.

16 yaşında John Hopkins‘te yazılım mühendisliğine kabul edilen kardeşi Scott, 15 yaşında Carnegie Melon’da robotik bilimler okuduktan sonra MIT’de doktora yapan diğer kardeşi Ross’un yanında o bir liseli bile değil. Ancak Erik Finman başarı hikâyesiyle önemli dergilerin kapaklarını çoktan süslemeye başladı.

Erik Finman şu anda NASA’nın yeni roket fırlatma projesi ELaNa programında danışman olarak çalışıyor. “Eğitim sistemi bu haliyle kimseye hiçbir şey katmıyor. Asla önermiyorum.” diyerek okula geri dönmemekte ısrarlı. Bitcoin’in değerinin de 100 bin ile 1 milyon dolar arasında bir seviyeye ulaşacağında ısrarcı.

Erik Finman artık sadece kendisinin değil ailesinin finansal yatırımlarını da yönetiyor ve önemli kişilere bu konuda danışmanlık vermeye başladı. 18 yaşındaki genç milyoner dünyanın çeşitli yerlerinde konferanslar vermeye devam ediyor.

Erik Finman’ı Twitter hesabından takip edebilirsiniz.

Daha fazla göster

Kargalama

Yazılım Açıkları 5 Milyondan Fazla Saldırıya Sebep Oldu

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Yazılım Açıkları 5 Milyondan Fazla Saldırıya Sebep Oldu

Siber suçluların yazılım açıklarından faydalanmasını sağlayan exploit paketleri 2017’nin ikinci çeyreğinde siber tehdit ortamını beklenmedik bir şekilde değiştirdi. Kaspersky Lab ürünleri sadece 3 ay içerisinde, internete sızan arşivlerden çıkan exploitleri içeren beş milyondan fazla saldırı engelledi. Kaspersky Lab’ın 2017 2. Çeyrek Zararlı Yazılım Raporu’na göre çeyreğin sonuna doğru zirve yapan artış, söz konusu siber tehdidin kolay kolay azalma göstermeyeceğinin işaretini verdi.

Exploitler, yazılım açıklarından faydalanarak cihazlara Truva atları, fidye yazılımları veya siber casusluk yazılımları gibi zararlı yazılımlar bulaştırmaya yarayan bir diğer zararlı yazılım türüdür. Exploitler yardımıyla düzenlenen saldırılar en etkili saldırılar arasında sayılır, çünkü genellikle kullanıcıyla bir etkileşime girilmesini gerektirmezler ve kimseye hiç bir şey sezdirmeden tehlikeli kodlarını enjekte ederler. Dolayısıyla bu tür araçlar, özel şahıslardan ve şirketlerden para çalmayı isteyen siber suçlularca ve hassas bilgileri hedefleyen karmaşık, hedefli saldırılarda yaygın bir şekilde kullanılır.

2017’nin ikinci çeyreğinde bunun örneklerine oldukça sık bir şekilde rastlandı, çünkü birçok exploit internete sızdı. Bu da siber tehdit ortamında yaşanan kayda değer bir değişimi beraberinde getirdi. Her şey Shadow Brokers grubunun Windows’un çeşitli sürümleri için çok sayıda yazılım açığını içeren “Lost in Translation” adlı arşivi yayınlamasıyla başladı.

Söz konusu açıkların birçoğu sıfırıncı gün açıkları olmasa da ve olanlardan bir ay önce yayınlanan Microsoft güvenlik güncellemesi tarafından yamalanmış olsalar da, arşivin yayınlanması facia etkisi yarattı. Gün başına görülen ortalama saldırı sayısı büyümeye devam ediyor: görülen saldırıların %82’si, çeyreğin son 30 gününde tespit edildi.

Arşivdeki yazılım açıklarını kullanan zararlı yazılımların verdiği zarar ve etkilenen kullanıcıların sayısı çok fazla. Akla gelen ilk örnekler ise ExPetr ve WannaCry salgınları. Bir diğer örnek ise Nisan ayında keşfedilen, Microsoft Office kapsamındaki CVE-2017-0199 açığı. Söz konusu açık kısa bir süre içerisinde yamalanmış olsa da, aynı ay içerisinde saldırıya uğrayan kullanıcıların sayısı 1,5 milyona ulaştı. Toplamda, bu kullanıcılara düzenlenen saldırıların %71’i CVE-2017-0199 açığından faydalandı.

Kaspersky Lab’da güvenlik uzmanı olarak görev yapan Alexander Liskin, şöyle diyor: “İkinci çeyrekteki tehdit ortamı, günümüzün en önemli siber tehlikelerinden birinin, tetikte olamama olduğunu gösterdi. Yazılımlar için düzenli olarak güncellemeler yayınlansa da, kullanıcıların bir çoğu buna dikkat etmiyor ve bu da büyük çaplı saldırılarla sonuçlanıyor.”

2017 İkinci Çeyrek raporundan bazı diğer istatistikler ise şöyle:

  1. Kaspersky Lab çözümleri 2. çeyrekte, 191 ülkedeki çeşitli kaynaklardan gelen 342.566.061 adet saldırı tespit etti ve engelledi. Bir önceki dönemde 190 ülkedeki kaynaklardan gelen 479.528.279 adet saldırı tespit edilmişti.
  2. 224.675 bilgisayarda online bankacılık hesapları üzerinden para çalmayı hedefleyen zararlı yazılım teşebbüsleri tespit edildi. Bir önceki çeyrekte 288.000 bilgisayar söz konusuydu.
  3. İkinci çeyrekte 246.675 adet şifreleyici fidye yazılımı saldırısı engellendi. İlk çeyrekte bu sayı 240.799’du.
  4. Kaspersky Lab’ın antivirüs aracı, toplamda 185.801.835 adet tekil zararlı ve potansiyel olarak istenmeyebilecek obje tespit etti. İlk çeyrekte bu sayı 174.989.956 olmuştu.
  5. Ortalamada, dünya çapındaki internete bağlı bilgisayarların %17,26’sı zararlı yazılım sınıfında sayılan zararlı objelerin kullanıldığı en az bir saldırıya uğradı

Riskleri azaltmak için kullanıcılara şu önlemleri almaları tavsiye ediliyor:

  1. Bilgisayarınızdaki yazılımları güncel tutun ve mümkünse otomatik güncelleme özelliğini açın.
  2. Mümkün olduğu sürece, yazılım açıkları konusunda sorumlu bir yaklaşım sergileyen yazılım sağlayıcıları tercih edin. Yazılım açıklarını bulanlara ödül veriyor mu bakın.
  3. Güvenilir güvenlik çözümleri kullanın ve bunların tüm yazılımları güncel tuttuğundan emin olun.
  4. Olası zararlı yazılım enfeksiyonlarını tespit etmek için düzenli olarak sistem taraması gerçekleştirin.

Kaspersky Lab’ın raporunun tamamını Securelist.com’da okuyabilirsiniz.

Daha fazla göster

Kargalama

Avrupa ve Orta Doğu’nun En Büyük Uçuş Eğitim Merkezi

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Avrupa ve Orta Doğu'nun En Büyük Uçuş Eğitim Merkezi

Türk Hava Yolları için tasarlanan TAGO Architects imzalı Uçuş Eğitim Merkezi, tamamlandığında Avrupa ve Orta Doğu’da en büyük, dünyada ise tek yapı üzerine kurulu en büyük uçuş eğitim merkezlerinden biri olacak. Hareket potansiyelinde dinamik bir forma sahip tesis, yaklaşık 30.000 m² kapalı alanda 18 adet simülasyon cihazı barındıracak.

İstanbul merkez ofisinin dışında Tokyo, Bükreş, Kiev ve Dubai’deki ofislerinde Avrupa, Orta Asya ve Uzakdoğu’da projeler üreten Mimar Gökhan Aktan Altuğ önderliğindeki Tago Architects, Türk Hava Yolları için 18 simülasyon cihazını içinde barındıracak yeni simülasyon merkezini tasarladı. Yapı, aynı zamanda hostes, kabin ve uçuş eğitim merkezleri gibi çok çeşitli uçuş eğitim birimlerini de içermesiyle bölgede önemli bir eğitim turizmi merkezi olacak.

THY Uçuş Eğitim Merkezi (Flight Training Centre) için, teknikle estetiği harmanlayan ve zaman içerisinde ihtiyaca göre büyütülebilecek bir yapı tasarımına imza atan TAGO Architects, binanın ön cephesinde eğitim alanları ve lobiyi konumlandırırken, daha teknik görünen hangar kısımları ve destek birimlerini ise binanın arka cephesine gizlemiş. Tasarımın en belirgin özelliği olan uçuşu çağrıştırmasını; cephede kullandığı dinamik formlar, uçak kanadını andıran perfore malzemeler ve aşağıdan yukarıya doğru bütün formu saran amorf yapı sayesinde elde etmiş. TAGO Architects, tasarladığı şeffaf eğitim birimlerinde cephe malzemesi ve renkleriyle Türk Hava Yolları’nın kurumsal kimliğini yansıtırken, tasarımda yakaladığı yatay etkiyle de, binanın sanki sabit değil de hareket halindeymişçesine bir dinamiklikte algılanmasını ve hız kavramını yansıtmasını sağlamış. Böylece kurumu yansıtan forma sahip bir eğitim yapısı tasarımına imza atmış.

Taşıyıcı sistemi beton – çelik karkas olan yapı, görsel ve mimari anlamda işlevsel ve etkileyici tasarımının yanı sıra, elektro-mekanik olarak da son teknolojiyle donatılmış. Bünyesinde barındırdığı özel simülatör cihazlarının gerektirdiği sabit iklimlendirme gibi ihtiyaçlar yüksek otomasyon ile projeye entegre edilerek çözümlenmiş.

TAGO Architects, bulunduğu çevredeki konut bölgesinin görüş alanını kapatmayacak şekilde tasarladığı binada teknik anlamda bütün ihtiyaçları karşılayacak bir yükseklik elde etmeyi başarmış. Bu anlamda, bulunduğu çevreyle uyumlu bir tasarım ortaya çıkararak arazinin dezavantajlı gibi görünen koşullarını avantaja çevirmiş.

THY Uçuş Eğitim Merkezi binasının, bir yandan Yeşilköy’de eski bir konut semtine, diğer yandan da havalimanına komşu olması sayesinde, konut bölgesine bir ara kesit oluşturarak bölgenin ekonomik kalkınmasına da katkı sağlaması öngörülüyor. İstanbul Florya semtinde THY eski simülasyon binası karşısında yapımına başlanan eğitim merkezinin, uzun yıllar boyunca gerek Türk Hava Yolları pilotları ve pilot adaylarına, gerekse de yurt dışından bu hizmeti almaya gelen yabancılara hizmet vererek ciddi miktarlarda gelir sağlaması hedefleniyor.

Daha fazla göster

Kargalama

26 Ağustos Dünya Köpek Gününe Özel Netflix Yapımları

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

26 Ağustos Dünya Köpek Gününe Özel Netflix Yapımları

26 Ağustos, Dünya Köpek Günü! Köpek dostları, insanı bir yandan güldürürken aynı anda ağlatmayı başarabilen bu sevimli canlıların başrolde olduğu hikayeleri izlemekten büyük keyif alıyor. Netflix de köpek severlerin beğeneceği, en küçüğünden en büyüğüne, animasyon karakterlerden ‘kanlı canlı’ köpek kahramanların boy gösterdiği birçok dizi ve film sunuyor.

Dilerseniz Dünya Köpek Günü’nü bir aile eğlencesine dönüştürün. Maaile ekran karşısına geçip köpeklerin peşi sıra maceralara sürüklenin. Ya da Dünya Köpek Günü’nde konsept bir parti verin. Çağırın eşi dostu, eğlenceli yapımları seyredip şen kahkahalar atın. Kedi severleri de bu partiye davet etmenizde sakınca yok tabii. İşte, ‘insanoğlunun en iyi dostu’yla ilgili Netflix’te ‘bulabileceğiniz yapımlardan bazıları.

  1. Marley ve Ben.Yeni evli çift John ve Jenny’nin edindikleri sevimli ama ele avuca sığmayan köpekleri hayatlarının altını üstüne getiriyor. Başrollerde Jennifer Aniston ve Owen Wilson var.
  2. Küçük Nicky.Şeytan, sevimli ve saf oğlu Nicky’i, babalarını alaşağı etmeye yeminli entrikacı kardeşlerini geri getirmesi için Dünya’ya gönderiyor… Başrolde Adam Sandler var; yani bol kahkaha garanti.
  3. Buddy Thunderstruck.Bıçkın kamyon yarışçısı Buddy’nin maceraları hem çocukların hem yetişkinlerin seveceği türden. Stop motion Buddy Thunderstruck, Netflix orijinal yapımı.
  4. Marmaduke.Winslowlar güneşli Kaliforniya taşınıyor ve böylece Danua cinsi köpekleri Marmaduke için de yepyeni bir hayat başlıyor… Ailece eğlenmeye hazır olun!
  5. Yıldız Köpek İş Başında.Hollywood’un ünlü köpek yıldızı Rexxx kaybolunca, itfaiyeciler kendisine sahip çıkıyor. Eh yıldız olmak kolay değil tabii, Rexxx’i burada da önemli görevler bekliyor…
  6. Bonus: BoJack Horseman.Netflix’in yetişkinlere yönelik orijinal çizgi dizisinde, 90’larda ünlü bir televizyon yıldızı olan baş karakterimiz BoJack Horseman’in (bir at), günümüzde Hollywood’daki yaşantısını izliyoruz. Hiç bir şeyden memnun olmayan Horseman’in arkadaşı ve eski televizyon döneminden rakibi olan Mr. Peanutbutter ise sarı bir labrador köpek olarak dizinin ana karakterlerinden biri.

Dünya Köpek Günü’nde köpeklerle ilgili dizi veya film seyretmek isteyen, fakat o gün örneğin yolda olan veya Wi-Fi bulunmayan bir yerde olanlar için de çözüm var: Netflix’teki dizi ve filmleri mobil cihazlarınıza indirerek, istediğiniz yerde internet bağlantısı olmadan da izleyebilirsiniz. Dünya Köpek Günü kutlu olsun!

Daha fazla göster

Kargalama

Obama’nın Irkçılık Karşıtı Mandela Alıntısı Rekor Kırdı

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Obama'nın Irkçılık Karşıtı Mandela Alıntısı Rekor Kırdı

Twitter’da 4 milyon beğeni almak kolay olmasa gerek. Eski ABD Başkanı Barack Obama ise ABD’nin Virginia Eyaleti’ndeki ırkçı ve ırkçılık karşıtı grupların karşıya geldiği gösterilerin ardından attığı tweet beğeni rekoru kırdı. 4 milyondan fazla aldığı beğeni ile Güney Afrika’da ırk ayrımcılığına dayalı rejimini yıkarak yerine tüm ırkların eşit şekilde temsil edildiği bir demokrasi getirmek için verilen mücadeleye önderlik eden Nelson Mandela’nın sözlerini paylaştı.

Tweet’lerde, “Hiç kimse, başka bir insanın ten rengi, geçmişi ya da dini yüzünden ondan nefret ederek doğmaz. İnsanların nefreti öğrenmesi gerekir. Ve eğer, onlara nefret öğretiliyorsa, sevgi de öğretilebilir. Çünkü sevgi insan kalbine aksine kıyasla çok daha doğal gelir” ifadeleri yer aldı.

Obama’nın paylaşımında farklı etnik kökenden gelen çocukların fotoğraf yer alıyor. Barack Obama’nın 93.3 milyon Twitter takipçisi an itibari ile 200 bin artarak 93,5 milyonu geçti. Obama’nın mesajından önce Twitter’in en çok beğeni alan mesajı Amerikalı şarkıcı Ariana Grande’ye aitti. Grande’nin İngiltere’nin Manchester kentinde Mayıs ayında düzenlenen saldırıdan sonra yazdığı mesaj 2.7 milyon beğeni almıştı.

Daha fazla göster

Kargalama

Online Alışverişte Kredi Kartı Kullanımına Devam Edilecek mi?

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Online Alışverişte Kredi Kartı Kullanımına Devam Edilecek mi?

Hitay Holding firmalarından, izinli veri tabanına sahip online araştırma şirketi DORinsight tarafından Online alışveriş yapanların 2018 tarihine ertelenen online alışverişe devam edebilmeleri için bankalarına onay vermeleri konusunda araştırma gerçekleştirildi. 11-14 Ağustos 2017 tarihleri arasında online olarak tamamlanan araştırmaya; Türkiye online alışveriş yapanlar temsili, ABC1C2D sosyo-ekonomik segmente mensup 400 kişi katıldı.

DORinsight tarafından gerçekleştirilen araştırmaya katılan tüketicilere; 17 Ağustos’a (bugün) kadar bankalardan kullandıkları kredi kartlarını online alışverişlerde kullanım için onay verip vermedikleri konusunda sorular soruldu.

Her 10 Online Alışveriş Yapanların 8’i Bankaya Onay Bildirimi Yapması Gerektiğini Biliyor

Araştırma kapsamında katılımcılara; “Kredi kartı /banka kartı sahiplerinin 17 Ağustos’tan (bugün) sonra online alışveriş yapmaya devam edebilmesi için bankaya onay bildirimi yapması gerekiyor. Bundan haberdar mısınız?” diye sorulduğunda katılımcıların yüzde 83’ü haberdar olduğunu bildirdi.

Onay Bildiriminden Haberdar Olan Her 10 Kişiden 9’u İzin Vermiş

Araştırma çerçevesinde bankanın onay bildiriminden haberdar olan katılımcılara; “Kredi kartınız ile online alışveriş yapabilmek için bankanıza izin verdiniz mi?” sorusu sorulduğunda, katılımcıların yüzde 91’i online alışveriş için banka veya kredi kartına izin verdiğini açıkladı.

Daha fazla göster

Kargalama

Samsung Taşınabilir SSD T5

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Samsung Taşınabilir SSD T5

Samsung Electronics, harici depolama ürünleri kategorisinde en yeni modeli, SSD T5’i tanıttı. Samsung’un tescilli V-NAND (Vertical NAND) teknolojisini kullanan T5, kompakt ve dayanıklı tasarımıyla, transfer hızı ve şifrelenmiş veri güvenliği sunarak, tüketicilerin en değerli bilgilerine her zaman, her yerden kolay ulaşmasını sağlıyor.

Samsung Electronics Türkiye Veri Depolama Satış Müdürü İsa Tolu, T5 ile ilgili, “Taşınabilir disklerde ve katı hal sürücülerinde tüm sınırları yıllardır zorlamakta olan Samsung, Taşınabilir SSD T5 ile bu alandaki liderliğini ve inovasyon öncülüğünü sürdürüyor. Cep boyutlarındaki sağlam tasarımının ve hafifliğinin yanında T5, üstün bir hız sunarak kullanıcıların bir harici diskten beklentilerinin ötesine geçiyor. T5; hızlı, sağlam ve güvenli bir cihaz arayan kullanıcılar ve profesyoneller için ideal bir taşınabilir depolama ürünüdür” dedi.

Samsung Taşınabilir SSD T5

Standart harici disklerden 4,9 kata kadar daha hızlı olarak, 540MB/sn’lik şaşırtıcı bir hız sunan yeni T5, veri erişimine anında yanıt vermek için özellikle çalışanlar, fotoğrafçılar, video içerik üreticileri, yaratıcı profesyoneller ve içerik kullanıcıları için geliştirildi. Ayrıca T5, ortalama bir kredi kartından daha küçük 74×57,3×10,5 milimetre boyutlarında ve yalnızca 51 gram ağırlığında olduğundan kolayca avuca sığıyor. Alüminyum metal yüzeye sahip T5’ler, Deep Black – Derin Siyah (1TB ve 2TB modellerinde) ve Alluring Blue – Çekici Mavi (250GB ve 500GB modellerinde) olmak üzere iki farklı renkte sunuluyor.

Temel Özellikler 
Kategori
Samsung Taşınabilir SSD T5
Kapasite
2TB/1TB (Derin Siyah), 500GB/250GB (Çekici Mavi)
Arayüz
USB 3.1 (Gen 2, 10Gbps) Geriye dönük uyumlu
Boyutlar (UxGxY)
74 x 57.3 x 10.5 mm
Ağırlık
51 gram
Aktarım Hızı
540 MB/sn’ye kadar
UASP Modu
Destekleniyor
Şifreleme
AES 256-bit donanımsal veri şifreleme
Güvenlik
Samsung Taşınabilir SSD Yazılımı
Sertifikalar
CE, BSMI, KC, VCCI, C-tick, FCC, IC, UL, TUV, CB
RoHS Uyumluluğu
RoHS2
Garanti
Üç (3) Yıl Sınırlı Garanti

Hareketli parçaları olmayan darbeye dayanıklı iç kasası ile T5, 2 metreye kadar yükseklikten düşmeye dayanıklı bir yapıya sahip. PC ve Mac’lerde kullanılabilen Samsung Tanışabilir SSD Yazılımı, AES 256-bit’lik donanımsal veri şifreleme ve kolayca güvenlik yapılandırması imkânı sunuyor. Yazılım, en yeni sürümün ve son güncellemelerin alınmasını da sağlıyor. Ayrıca, daha fazla uyumluluk için, Android işletim sistemli akıllı telefonlar ve tabletler için de bir mobil uygulama bulunuyor. Bunlara ek olarak, T5 ile birlikte verilen “USB-C’den C’ye” ve “USB-C’den A’ya” aktarım sağlayan bağlantı kabloları, sayısız cihazda uyumlu kullanım imkânı sunuyor.

Üç yıllık sınırlı garantiyle gelen T5’in 250GB’lik modeli 550TL, 500GB’lik modeli 900TL, 1TB’lik modeli 1800TL ve 2TB’lik modeli de 3500TL’den başlayan tavsiye edilen fiyatlarla Eylül ayından itibaren Türkiye’de satışa sunuluyor.

Daha fazla göster

Kargalama

Cep Telefonunu Doğru Kullanmak Beyni Geliştiriyor

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Cep Telefonunu Doğru Kullanmak Beyni Geliştiriyor

Beyin gelişiminde birçok faktörün önemli rolü var. Dengeli beslenmenin önemini vurgulayan Prof. Dr. Yaşar Kütükçü “Bunun yanında kesinlikle proteinden zengin ve omega 3 destekli bir diyet olmalı. Özellikle aşırı yağlı ve hazır gıdalar hem obeziteyi artırarak hem de insülin direnci yaratarak erken dönemde demans gelişmesine neden olur. Vücudun diğer kısımlarından da önce beyinde insülin direncinin oluştuğu ve bunun da demans için erken bir belirteç olduğu son zamanlarda saptanan yeni bilgilerden biri. Bu nedenle yağlı ve şeker yüklü bir beslenme beyne erkenden zarar verir” şeklinde konuştu.

Alzheimer geni olsa bile hastalığın kesin olarak çıkacağı anlamına gelmez

Son dönemde sık rastlanan Alzheimer hastalığının genetik yönünü vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü “Alzheimer’ın genetik yönü iki şekildedir. Ailesel Alzheimer hastalığı, vakaların yüzde beşten azını oluştururken, bu genleri taşıyanlar 50 yaşından önce hastalığa yakalanır ve hızla kötüleşirler. Diğer sık görülen Alzheimer hastalığı ise sporadik denilen şekildir ve bu kişilerden ailesinde Alzheimer hastalığı olanlardan, Apo E4 geni taşıyanların hastalığa yakalanma riski popülasyonun diğer kısmı olan APO E2 ve E3 taşıyıcılarından daha fazladır. Yine de bu genin varlığı hastalığın kesin ortaya çıkacağı anlamına gelmez. Hastalık daha fazla olarak beslenme, kolesterol yüksekliği, D vitamini eksikliği, hipertansiyon, diyabet gibi değiştirilebilir faktörlerle ilişkili görünmektedir. Hastanın kognitif yönden birikimi ve kendini aktif tutup tutmaması ve en önemlisi de vücut egzersizinin azlığı genetik riske göre daha fazla etkiler” dedi.

Uyku apnesi olanlar dikkat

Fiziksel egzersizin, Alzheimer’ın önüne geçilmesinde en önemli etken olduğunu belirten Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü “Hatta bir süre düzenli egzersiz ile beyindeki değişikliklerin bile bir miktar geri dönebildiği gösteriliyor. Beslenme ve hayat tarzı açısından son zamanlarda en çok dikkati çeken Alzheimer ile ilişkili durumlar, obezite ve diyabet, hatta insülin direncidir. Zaten bu durumlar birbiri ile çok bağlantılı, obezite ise insülin direncinin en önemli etkenidir. Beslenme açısından kolesterol yüksekliği önemli bir risk iken Akdeniz tipi beslenme tarzında Alzheimer’ın daha az görüldüğü saptanmıştır. Beslenme ve hayat tarzında son zamanlarda dikkat çeken bir etken de D vitamini. Eksikliğinde belirgin oranda Alzheimer tipi demansta artış gösterilmiş. Ayrıca uyku da çok önemli. Yeterli ve etkin bir uyku uyunmadığında özellikle de obez kişilerde demans olasılığı artıyor. Derin uyku dönemi uyunmadığında, yani uyku apnesi gibi uykunun derinleşmesini bozan durumlarda bir süre sonra Alzheimer hastalığı ortaya çıkıyor. Tabii tuzdan zengin diyet ve hipertansiyon da demansı artıran etkenlerden biri. Omega 3’ün ise koruyucu olduğu uzun süredir biliniyor. Bu nedenle balık ve zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz tipi diyet çok daha sağlıklı bir beyin için gerekli gibi görünüyor” açıklamasında bulundu.

Akıllı telefonu doğru kullanmak faydalı

Beyni aktif tutmak için vücut gibi beyni de çalıştırmanın önemine değinen Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü “Buna ‘kognitif reserv’ deniyor. Yani demans sosyokültürel seviye yükseldikçe ve eğitim arttıkça daha az görülüyor. Tabii ki bu noktada beynimizi aktif tutmak için sürekli not almak yerine akılda tutmaya çalışmak iyi bir şey. Bence akıllı telefon ya da bilgisayar kullanımı bu açıdan doğru kullanıldığında kötü değil aksine sürekli iletişim ve öğrenme halinde olmak isteyen biri için yararlı bile olabilir. Yani yine bu kişinin, bu gibi aletleri nasıl kullandığı ile ilişkili. Bu aletleri sürekli tekdüze oyunlar oynamak için kullanıyorsanız, beyninizi geliştiremezsiniz tabii ki. Ama yaşlı bir kişi bilgisayar kullanabiliyor ve arkadaşları ile aktif kalmasını sağlıyorsa bence teknoloji bu anlamda çok faydalı. Zaten bizim demans için ölçülerimizden biri de kişinin teknolojik gelişmeleri kullanıp kullanamamasıdır” şeklinde konuştu.

Daha fazla göster

Kargalama

Genç Werther, Acılarıyla Twitter’daydı

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Twitter, 15 Ağustos gecesi buram buram edebiyata sahne oldu. Edebiyata sevgilerini dile getiren Türk Twitter kullanıcıları, “Genç Werther’in Acıları”nı trending topic yaptı.

Günlük hayatta yaşanan her olayın ve gelişmenin eş zamanlı olarak konuşulduğu yer olan Twitter’da 15 Ağustos gecesi Türk kullanıcılar, edebiyatla aşk yaşadı. Klasik Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Goethe’nin romanı “Genç Werther’in Acıları”, Türk Twitter kullanıcılarının romanı trending topic yapmasıyla tekrar gündeme oturdu ve zamansız bir eser olduğunu ispatladı.

Trend Topiklerin genelde futbol ve spor temalı olmasına alışkın kullanıcılar mutluluklarını dile getirerek, içlerindeki edebiyat aşkını romandan alıntılarla Tweet’lediler. “Genç Werther’in Acıları”, Türk Twitter kullanıcılarının favorileri arasında bulunan diğer romanların da gün yüzüne çıkıp tutkulu bir şekilde paylaşılmasına olanak sağladı.

“Milenna’ya Mektuplar” ve “Saatlari Ayarlama Enstitüsü” de trending topic olan diğer iki romandı. Bir Tweet diğerine yolu açtı. Romanların kahramanlarıyla özdeşleşen Türk kullanıcılar bu durumdan oldukça memnun, bu satırlar yazılırken de konuyla ilgili sohbet devam ediyor.

İşte kitapların konu olduğu ve “Genç Werther’in Acıları”, “Milenna’ya Mektuplar” ve “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”nü trending topic yapan Tweetler sizinle.

Daha fazla göster

Kargalama

Manzara Fotoğrafçılığı İçin Kargastik İpuçları

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

manzara fotoğrafçılığı

Gün batımının mükemmel renkleriyle harmanlanan güzel bir manzara gördüğünüzde fotoğraflamadan duramıyorsanız, manzara fotoğrafçılığı sizin için bir tutkuya dönüşmek üzere demektir. Kendinizi bu alanda daha da geliştirmek istiyorsanız Canon’un, manzara fotoğraflarıyla tanınan Güner Gülyeşil ile hazırladığı manzara fotoğrafçılığına yeni başlayanlar için ipuçları, size eşsiz bir rehber olacak.

Kaliteli lense yatırım yapın

Manzara fotoğrafçılığı tutkunlarına her zaman RAW formatında çekim yapmalarını öneren Canon, rüzgardan etkilenmemek için sağlam bir tripod kullanmanın da gerekliliğine dikkat çekiyor. Elde çekim yapılırken lensin IS (Image Stabilization) özelliğini açmanın en doğru seçenek olduğunu vurgulayan Canon, IS’in uzun pozlama yapıldığı zamanlarda ise kapatılmasının doğru bir seçenek olduğunu belirtiyor.

Daha keskin fotoğraflar için “Mirror Lockup” (Ayna Kilitleme) özelliğini kullanmanın çekeceğiniz fotoğraflar üzerinde muazzam etkilerini göreceksiniz. Kumanda kullanımının yanı sıra odak istifleme ve hiperfokal netleme tekniklerini de öğrenmenin manzara fotoğrafı meraklılarına ciddi katkılar sağlayacağını belirten Canon, kaliteli lense yatırım yapmanın, aynı kompozisyonu farklı açılar ve odak uzunlukları ile çekmenin ve sahadayken kişisel güvenliği asla elden bırakmamak gerektiğine de dikkat çekiyor.

Gerekli ekipmanlar nelerdir?

“Fotoğraf Makinesi”, “Lens” ve “Diğer Ekipmanlar” olmak üzere, 3 kategoride inceleniyor.

1- Fotoğraf Makinesi

Sadece otomatik modda çekim yapmayan, yani pozlamanın üç temel bileşeni olan “Diyafram”, “Perde Hızı” ve “ISO” değerlerinin kontrolünün kullanıcıda olduğu tüm makineler, manzara fotoğrafçılığı için idealdir. Canon, yeni başlayanlar için Canon EOS 200D ya da 750D, tutkunlar için Canon EOS 80D ya da 6D Mark II, ileri seviye ve profesyoneller için ise Canon EOS 5D Mark 4 ya da EOS 5DS/r modellerini öneriyor.

2- Lens

Manzara fotoğrafçılığında en çok tercih edilen lens grubu, geniş açılı lenslerdir. Ancak kompozisyona göre değişmekle birlikte, zum lensler de kullanılabilir. Canon 16-35mm, 24-105mm ve 70-200mm lensler, genel kullanıma uygun lensler arasında yer alıyor.

Canon, fotoğraf kalitesini yükseltmek için, Canon’un L (Luxury) serisi lenslerinin kullanılmasını tavsiye ediyor.

3- Diğer Ekipmanlar

Manzara fotoğrafçılığı için gerekli olan diğer ekipmanlar arasında ise tripod, uzaktan kumanda, ND Filtreler, dereceli ND filtreler, polarize Filtreler ve akıllı telefon uygulamaları yer alıyor.

Başarılı sonuçlar nasıl elde edilir?

1- Işık

Altın saatleri yakalayın

‘Işık’, fotoğraf çekebilmek için hayati öneme sahiptir. Çünkü ışık yok ise, fotoğraf da yok demektir. Işığın gün ortasındaki gibi bol olması da, etkili manzara fotoğrafları için pek bir anlam ifade etmeyebilir. İlgi çekici manzara fotoğrafları elde edebilmek için, ışığın bol değil, kaliteli olduğu zaman dilimlerini seçmek, fotoğraflarınızı daha güzel kılar.

En çok tercih edilen çekim saatlerinden biri; “Altın Saatler” adı verilen zaman dilimidir. Güneşin doğarken ve batarken yaydığı ışık yumuşaktır ve sıcak tonlara sahiptir. Işığın kalitesi, manzara fotoğrafçılığı için üst seviyededir.

Şehir fotoğrafı için ‘mavi saatler’

Altın saatlerin bitiminden hemen sonra, “Mavi Saatler” başlar. Bu zaman diliminde ise, güneş artık batmış olduğu için, sıcak tonlar yerini soğuk tonlara bırakır. Şehir ışıklarıyla nefis bir renk kontrastı oluşturması sebebiyle, özellikle şehir manzaraları için ideal bir zaman dilimidir.

Kapalı havada çekim

Kapalı havalarda manzara fotoğrafı çekilemeyeceğine dair yanlış bir genel kanı olmasına rağmen, en dramatik siyah-beyaz manzara fotoğrafları kapalı havalarda çekiliyor. Ayrıca kapalı bir havanın ardından, güneş gün batımına doğru o sihirli ışıklarını bulutların arasından sızdırmaya başladıysa, portföyüzün en dramatik ve en muhteşem manzara fotoğraflarını çekebilirsiniz.

2- Kompozisyon

Bazı istisnaları dışında; manzara fotoğraflarında genelde 1/3 kuralına bağlı kalmalısınız. Ayrıca ufuk çizgisinin düz olmasına dikkat ederek izleyicinin ilgisini fotoğrafın içerisine çekecek kılavuz çizgiler bulmaya çalışabilir ve derinlik duygusu yaratmak için de ön plana ilgi çekici nesneler yerleştirebilirsiniz. Kompozisyonu mümkün olduğu kadar sadeleştirmek, konuya katkısı olmayacak nesneleri kadraj dışında bırakmak fotoğrafın kalitesini arttırır. Fotoğraf makinesi, klasik bir alışkanlık olan göz yüksekliğinde tutmak yerine, bazen biraz daha alçak seviyede tutmak kompozisyon üzerinde büyük farklılık yaratmanıza neden olur.

3- Netleme

Manzara fotoğrafçılığında doğru netleme yaparak keskin fotoğraf elde edilebilir. Netlemeyi çekim esnasındaki şartlar ve tercihe göre, manüel ya da otomatik olarak yapabiliriz.

Eğer manuel netleme yapıyorsanız; fotoğraf makinenizin canlı izleme modunu açmalı, ekranda sahneye %100 oranında dijital yakınlaşma yapmalı ve maksimum keskinlik elde edilene kadar netleme halkasını yavaşça sağa ve sola çevirebilirsiniz.

Eğer otomatik netleme tercih ediyorsanız; bu durumda hassas bir netleme yapabilmek için, makinenizin netleme ayarlarından “Tek Noktalı AF” modunu seçmek en doğru tercih olacaktır.

Genelde manzara fotoğraflarının, en yakından en uzak mesafeye kadar her yerin netlikalanı içerisinde kalması ve baştan sona keskin olması beklenir. Ancak yeni başlayan fotoğrafçıların bu konuyla ilgili en çok yaşadığı sorun, kendilerine yakın mesafedeki bir objeye netleme yaptıkları zaman arka kısımların bulanık çıkması, ya da tam tersi; uzak bir yere netleme yaptıkları zaman yakındaki objelerin bulanık çıkmasıdır. Bu sorunu aşmak için, Canon şu pratik yöntemi öneriyor: Vizörden baktığınız sahneyi hayali olarak 3 eşit yatay çizgi ile bölün. Sonra bu çizgilerin en altındakine netleme yapabilirsiniz. Eğer fotoğraf makinenize aşırı yakın bir obje yok ise, bu yöntem sayesinde %90 oranında başarı elde edecek ve baştan sona keskinliği kolayca yakalamış olacaksınız.

Ancak makinenize çok yakın mesafede bir ön plan objesi varsa, bu durumda “Hiperfokal Netleme” ya da “Odak İstifleme” tekniklerinden birini kullanmak gerekecektir.

4- Pozlama

İdeal pozlanmış fotoğraf; tıpkı gözümüzün algıladığı gibi, gölge alanların aşırı karanlıkta kalmadığı ve parlak alanların patlamadığı fotoğraftır. Ancak gökyüzünün bembeyaz ya da yeryüzünün kapkaranlık çıktığı fotoğraflara denk geliyor. Bunun sebebi ise, günümüz sensör teknolojisi ile; yüksek kontrastlı sahnelerin tüm tonal verilerini (yani en karanlık ve en parlak bölge arasında kalan tüm tonları) tek bir pozlama ile kaydetmenin neredeyse imkansız olmasıdır. Bu yüzden, dinamik aralığı geniş olan bu tip sahnelerde makinenizin “Bracketing” özelliğini açarak, artı ve eksi pozlanmış ek çekimler yapabilirsiniz. Böylece, çektiğiniz farklı tonal değerlere sahip bu kareleri bilgisayarda düzenleme aşamasında birleştirebilir, ışığı rahatlıkla dengeleyebilirsiniz.

Geniş dinamik aralık problemine bir diğer çözüm ise, “Dereceli ND Filtre” kullanılması. Bu türdeki filtrelerin yoğun olan bölümünü gökyüzüne denk getirerek, gökyüzü-yeryüzü arasındaki ışık şiddetini dengelemek mümkün.

5- Fotoğraf düzenleme

Çekim aşaması kadar, fotoğrafları düzenlenme aşaması da oldukça önemlidir. Düzenleme yapmak için Canon’un DPP (Digital Photo Professional) yazılımını kullanabileceğiniz gibi, Adobe’nin fotoğrafçılar için geliştirdiği Lightroom ve Photoshop gibi üçüncü parti yazılımları da tercih edebilirsiniz. Bu yazılımlar sayesinde fotoğrafların beyaz dengesi, pozlama, renk, kontrast ve keskinlik gibi ayarlarını hassas bir şekilde yapabilir, ayrıca sanatsal bakış açınızı ve kişisel stilinizi yansıtacak düzenlemeler de daha ekleyerek izleyiciye görsel bir ziyafet sunabilirsiniz.

Daha fazla göster

Trend Konular

Copyright © 2016-2017 Dijital Karga - Dijital Şakaya Gelmez!