
: Ve işte Pazarlama Kurusu Çevrimiçi, Selamlar

: Selamlar ?

: Beni gördüğüne sevindin sanırım, başına gelecekleri biliyorsun ? Müsaitsen bir kaç soru sormak isterim senin gibi önemli bir pazarlamacıyı yakalamışken.

: Çok sevindim heyecandan elim ayağım titriyor ? Est. Ne demek.

: Harika aynı duyguları paylaşıyoruz, Dijital Karga ve Pazarlama Kurusunun buluşması sanırım herkesi de heyecanlandıracak.

: Kimilerini de sinir edebilir ?

: Olabilir duygulara hitap etmek güzeldir değil mi?

: Reklamın iyisi kötüsü muhabbetine girmeyelim çıkamayız o işin içinden! ? Duyguların da elbette iyisi kötüsü vardır

: 🙂 Pazarlama Kurusu kimdir nedir? Oradan başlayalım o zaman.

: Ooooo ama sen son sorulacak soruyu baştan sordun! Söylersem sihri kaçar 🙂 Şöyle yapalım. Ben küçük ipuçları vereyim

: Öyle biraz tersiz, Kargalar olaylara farklı açılardan yaklaşmayı sever

: Allah uzun ömür versin kargacım seviyoruz seni. Dijital dünyanın güzidesisin

: Sınırları sen belirlersin, kimdir derken aslında kişisel bilgilerinden çok dijital kimlik olarak algılayabiliriz.

: Ok.

: İpuçları güzel fikir, sonunda bilene ödül mü versek?

: Ahahahhaha bilenler kendine saklasın bilgisini, sağda solda ÖTMESİN! ?

: Bu röportaj bir değişik oldu Kurucum sorulara sıra gelmiyor evet, ehehm ıhımmm tamam konuya dönelim gak guk yapmayalım fazla dinliyoruz. Yani okuyoruz, buyurun…

: Pazarlama kurusu yanılmıyorsam 2011’de açılmış bir hesap. 31 Aralık olmalı. Sıkıcı bir yılbaşı gecesiydi.

: Can sıkıntısında doğdu diyorsun ?

: Tam olarak can sıkıntısı demek doğru olmaz. Çünkü bir temeli var işin, bir hikayesi. Öncelikle neden pazarlama kurusu adını seçtim ondan bahsedeyim istersen?

: Uzun yıllar çeşitli şirketlerde ürün müdürlüğü, marka müdürlüğü, pazarlama müdürlüğü yaptım. Gördüğüm çok net bir şey vardı. İki tane Philip Kotler kitabı okuyan, şirkette pazarlama gurusu edasıyla dolaşıp saçma sapan işlere imza atıyordu.

: Bir gün bir tanesine sinirlendim “ulan kendini guru zannediyorsun da senden olsa olsa pazarlama kurusu olur” diye çıkıştım.

: Neyse olay adliyeye yansımadan yatıştı ama bu tabiri ben birçok kişiyi kategorize etmek için kullanmaya başladım.

: Neden pazarlama kurusu? Sorusuna cevap burada yatıyor aslen. Tabi bazı arkadaşlar kayısı kurusunun bir versiyonu ya da pazarlama kırosu şeklinde de yorumlarda bulundular 🙂 seviyorum onları da.

: Guruluk havasına değil, pazarlamanın kendine odaklanmış bir şahsiyete dönüştünüz yani dijitalde.

: Aynen öyle

: Peki mesele Philip Kotler midir ? Ya da sence mesele kimdir? Kimler okunmalı, öğrenilmelidir. Gerçek guru adayları için fikirlerini alabiliriz.

: En nefret ettiğim şey insana dayalı bir iş dalında, tek yönlü bakışa sahip olanlardır. Bu yüzden iyi bir pazarlamacının sadece Kotler vb. Amerikan gurularını okumasına da karşıyım.

: Pazarlama birçok farklı disiplinden beslenmelidir. Psikoloji, sosyoloji, ekonomi, edebiyat, siyaset hatta nörobilim…

: Bakış açını değiştirmek lazım diyorsun.

: Toplumların kitlesel hareketlerini, tüketicilerin satın alma davranışlarını anlamak için, Amerikan toplumunda yüzlerce milyonluk bütçelerle yapılmış kampanya örneklerinin, size (yani Türkiye’deki pazarlama profesyonellerine) kattıkları çok sınırlıdır.

: Hmm güzel…

: Ama bizde hep allı pullu Coca Cola, Google vb. devasa pazarlama bütçeleri ile yönetilen pazarlama stratejileri anlatılır. Yaa kardeşim ülkedeki şirketlerin %95’i KOBİ! Nerede senin milyon dolarlık hayalini kurduğun kampanyalar, nerede daha reklama ayağını sokarken 50 defa düşünen KOBİ patronu!

: ?? Gerçeğe dönelim diyorsun aslında doğru.

: Biraz ayaklarınız yere bassın! Bu ülkede pazarlama kariyeri yapayım diyen gençlerin büyük bir kısmı gittiği şirkette en iyi ihtimalle yıllık 2-3 milyonluk bütçede hareket etme yetkisi bulacak.

: O yetki de patronu ikna etmek için 50 takla attıktan sonra gelecek.

: Pazarlama kariyerine girecek gençlere tavsiyem; evet starbucks, apple, google, p&g, coca cola nasıl kurulmuş, bugünlere nasıl gelmiş okuyun ama bunlar sadece sizin zihninizde belli yerlere otursun. Buralarda çalışırım hayaliyle değil bunlardan feyz alarak kendimi bile nasıl pazarlarım diye baksınlar.

: Başarılı işlerde vardır illa ki biraz onlarda da bahsedelim. Türkiye’de pazarlama adına güzel gelişmeler var mı ?

: Elbette var

: Aslında bu güzel başarı hikayelerini dahil olmak değil, yeni bir hikaye yazmak için öğrenmek lazım belki.

: Enflasyonist dönem ve suni kar devri bitip rekabet dönemine girince Türkiye’de pazarlamanın gerekliliğini ilkokul mezunu patronlar bile anlamaya başladı

: Bakmayın siz Türkiye’nin 60-70 yıllık reklam tarihine. Pazarlama son 10-15 yılda parladı bu ülkede.

: Dijital ile birlikte ivme kazandı diyebilir miyiz?

: Eskiden Şirketler, enflasyon dönemlerinde stok tutar, her ay Enflasyon Oranı açıklanınca zammı patlatırdı. Enflasyonun düşmesiyle, buradan gelecek kar marjları karın doyurmayınca rekabet artmaya başladı. Birçok şirket ne yapacağını şaşırdı adeta. Ve pazarlamayı öğrenmeye ya da kullanmaya mecbur kaldılar.

: Dijital mecralar pazarlama dünyası için önemli bir dönüm noktası elbette,

: Ama dijital dünya başka, pazarlama başka değil. Dijital dünya da pazarlamanın araçlarından biri artık.

: Eskiden, radyo ilk çıktığında gazeteler bitti artık denirmiş. TV çıkınca radyolar bitecek denmiş. Şimdi dijital çıktı TV. bitecek diyor bazıları. Bunlar genelde pazarlamanın teorisinin, hayatın her alanında yapılan bir algı yönetimi çalışması olduğunu anlayamamışlar.

: Mecralara yenileri eklenmeye devam edecek. Bu pazarlamacının bütçeyi doğru kullanırken karar vermesini zorlaştıracak. Ama hiçbir mecra birbirinin düşmanı değil aksine hepsi birbirinin tamamlayıcısıdır

: Bütünleşik Pazarlama.

: Kesinlikle!

: 360 derece ajanslar ortaya çıktı zaten.

: İstanbul trafiğinde drive time kuşağında verdiğiniz reklamı o an, ne TV’de ne gazetede ne dijitalde veremezsiniz.

: Her mecranın amacı ve tekniği farklı değerlendirilir. Evet hatta dijital ajans diye çıkan birçok ajans geleneksel mecraları kullanan reklam ajanslarıyla birleşti son dönemde. Mesela 4129 bunun en açık ve kaçınılmaz örneklerinden. Tek başına hiçbir mecra kitleleri her anlamda kuşatmanızı sağlamaz. Bugün eticaret siteleri neden TV, gazete, dergi reklamlarını kullanıyor sanıyorsunuz? Çenem düştü yine ? Sen araya gir kargacım

: Güzel anlattın bölmek istemedik fazla. Beni de susturdun Kurucum tebrikler. Pazarlamanın P leri çok.

: Öyle pis bir huyum var evet

: Ben sektöre ilk başladığımda 4p vardı. Şimdi 4c ler 7p ler havada uçuşuyor. Ama pazarlama günümüzde basit bir formüle dayanamayacak kadar karmaşık bir disiplin. İnsanla uğraşıyorsun yahu karışık olmak zorunda! Daha eşine, çocuğunu, arkadaşına laf geçiremiyorsun tüketicinin parasını alman kolay mı! ?

: Biz biraz pazarlama için (P)opüler olmayı öne çıkarıyoruz. Ama aslında pazarlama en çok da (P)lanlı olmayı gerektiriyor. Yine de çok başarılı işler gelişmeler görüyoruz Karga olarak her yerde olmanın avantajı ile

: Evet bir pazarlamacı kreatif olmak zorunda değildir. Çünkü kreatif işler başkasının işi. Parasını verir, o işi işin ehline yaptırırım. Bizde düşülen bir hata da bu. Pazarlamacıdan reklam fikri bekleyenler var ya da kendini metin yazarı sanan pazarlamacılar.

: Pazarlamacı dediğin aslında tüm alana teorik ve pratik anlamda hakim bir maestrodur. Planlı olmak da bunun elbette önemli bir parçası.

: 2016 için Türkiye’de “Budur” dediğin bir pazarlama kampanyası var mı?

: Biliyorsun 2014-2015-2016-2017 mobilin yılı. Şaka şaka! Mobil kadar kafalarına taş düşsün!

: Ne yaptın bütün hayallerimizi yıktın şimdi. Mobil ile ilgili o kadar analizler veriler boşa mı gitti ?

: 2016 özelinde konuşmak gerekirse mal-hizmet pazarlaması yapan ekipler için iyi bir yıl değildi. Hangi motivasyonla hangi gazla hangi şevkle kampanyaya çıkacaksın?

: Öyle zor bir yıl oldu bizler için.

: Haliyle yapılan lansmanlar ya sönük kaldı, ya erkenden kesildi ya da iptal edildi. 2016 için akılda kalıcı birkaç reklam haricinde benim dikkatimi çeken en başarılı kampanya THY’nin Batman Superman için yaptığı 360 derece üstü sayılabilecek bütünleşik iletişimdir. Bayrak astıran işler yaptılar gerçekten helal olsun.

: Beğenmediğin var mı? Bu ne biçim iş dediğin.

: Bir kere insanı aptal yerine koyan, (öyle olsa bile) zekasını küçümseyen, küçük tatlı su kurnazı işlere oldum olası gıcığım.

: Evet evet Huyun Kurusun Gıcık tarafın fena. THY’nin Zach King’de güzel işti ne dersin?

: Kesinlikle. Ama THY’de hem TR hem de yurt dışı destekli inanılmaz bir ekip var. Pazarlama açısından, her şirketin kolay kolay ulaşamayacağı bir üst akıl oluştu orada neredeyse.

: Peki Twitter da yeri geliyor sen yazıyorsun yeri geliyor sana yazıyorlar. Önemli işlerin önemli bir yorumcususun aslında. Senin yazdıkların bir yana sana yazılanlarda iyi cevaptı dediğin oldu mu?

: Gıcığım evet, hesabı açmamın bir sebebi de patronun embesil hareketlerinden bıkmış olarak, protest tavra evrilmiş olmamdır herhalde. Evet, bir ara mail adresi mi verdim pazarlama hakkında sorun bakalım dedim. Sonra başa çıkamadım. Millet neredeyse yıllık pazarlama planını bana yazdıracaktı!

: ??

: Takipçilerim gerçekten pazarlamaya meraklı özel ve %100 organik(!) bir kitle. Haliyle çok başarılı yorumlar görüşler geliyor. Kimi zaman onların sayesinde fikrimi değiştiriyorum.

: Organik günümüzde çok önemli hem sağlıkta hem dijitalde ? Fikrimi değiştiriyorum diyebilmen de önemli bir dip not, takipçilerine BİLGİNİZE diye verelim bunu. Patron çalışan meselesi geçmişken. Sence bir çalışan patronda neye tahammül etmemeli ve bir patron çalışanda neyi görmezden gelmemeli?

: Bir çalışanın patrona tahammül etmemesi demek istifayı basması demek. Bunun için ahlaki kaidelere bakarım ben. Pazarlama alanında patronla yaptığım tartışmalar her zaman tahammül gerektirir. Önemli olan, patrona bir öğrenci gibi yaklaşmak ve ona öğretmeye çalışmaktır. İşiniz çok daha kolaylaşır. Patron yönetmek sanattır!!!

: Peki tersi?

: Bir patron çalışanında hiçbir şeyi görmezden gelmez, gelmemeli de. Sonuçta babasının oğlu değil. Ama küçük hatalar ders niteliğinde uyarılarla geçiştirilebilir.

: Çok gerçekçisin.

: Yönetici olduğunda, kendini patronun yerine koyup bakıyorsun olaylara. Onun gözünden bakmayı öğrenmelisin ki patronu iyi idare edebilesin.

: Bu arada takipçilerim belki üzülecek ama pazarlama kurusu tek bir akıldan yola çıkan bir hesap da değil.

: 5 beyin var etkileşimde olan.

: Bu önemli bir itiraf oldu. İlk defa dijital kargada

: Ama bazı fenomenler gibi bir ajansın yarattığı hesap değildir. Tamamen halkın içinden sivil bir hareket diyelim 🙂

: Pazarlama Kurusu Kim ya da kimler diye başlık mı atsak TIK’latma başlığı ?

: Ahahhahaha

: Bunların arasında medyacı da var mühendis de var reklamcı da var. Farklı yerlerden beslenip yürüyen bir hesap.

: Tabi ilk yıllarda böyle değildi. Tek bir kişiydi.

: Hal böyle olunca pazarlamanın farklı yönlerini yakalamak da mümkün oluyor.

: Hepimiz Pazarlama Kurusuyuz ??, Ha ha Pazarlama Kurusu Benim ???

: Asffhlhlkdjs bir ara böyle bir tartışma çıktı. 6-7 arkadaş benim dedi.

: Peki sen hangi Kurusun

: Hepsinin parmağı vardı belki de kim bilir. ???

: Olabilir, o yüzden baş etmekte zorlanmış olabilirim ?

: Teessüf ederim. Dostlarımıza her zaman ayrıcalık tanıdık hesapta .

: Yok gerçekten dostluk konusunda hakkını verelim Dijital Karga olarak şahidiz

: Peki Kurucum, her şeyi bir yana bırakalım. Güzel bir tatile gidiyoruz Hangi Şehre gitmek istersin. Stratejik düşünmeyelim lütfen ?.

: İçinden geldiği gibi,

: Muğla!

: Yüzlerce cennet köşesi olan muazzam bir şehir!

: Muğla güzel. Tamam Kurucum Pazarlama yapmayalım. Şaka şaka yap yap. Çok sevmişsin belli.

: Bak mesela sayayım.

: Ahahhahaha

: Yok ya ne sayıcam reklamı olsun istemiyorum sonra ya çok kalabalıklaşıyor ya da imara açılıyor!

: Muğla ya arsa almaya gidiyorum.

: En sevdiğin Renk ?

: Mavi

: Pazarlamanın rengi?

: Kırmızı

: Neden desem mi?

: Her zaman koşturmaca her zaman aksiyon telaş kan ter ve gözyaşı ? kan basıncını artıran sektör

: Ha ha pazarlamanın yeni tanımı sadece Dijital Karga’da. En sevdiğiniz sosyal mecra?

: Elbette Twitter! Ama itiraf etmeliyim devlet twitter ı kapattığında ya da yavaşlattığında şunu düşünüyorum.

: İtiraf severiz buyurunuz

: Ulan bu hesap bugün kapansa umurumda olmaz 🙂 ama takipçilerimi mahrum etmek istemiyorum.

: Hesabın adının, takipçi sayısının hiçbir önemi yok bizim için.

: Beyin olduktan sonra her yerde yazarsın bunları.

: Evet bunu hepimiz düşünüyoruz ? Yoksa ben de mi bir pazarlama kurusu oluyorum. Peki önemli bir soru?

: Bence çok renk verme ki kendi kendine yazıştığını anlamasınlar!

: Ha ha ha buna çok güldüm gerçekten.

: Önemli sorular bizim işimiz

: Steve Jobs mu Zuckerberg mi?

: Oha soruya bak

: Gak guk yapmak da bizim işimiz ?.

: Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık.

: Birini söylesen diğerine ayıp olacak tabi. Ama söylemelisin.

: Küçükken annemle babam bana sorardı. Babanı mı daha çok seviyorsun yoksa anneni mi diye. Kaçış cevabım “kendimi!” Olurdu :)))

: Bence buna cevap verirsin. Verirsiniz. Verirler. Veremedi.

: O zaman jobs derim çünkü belli bir birikimden damıtılarak oluşmuş bir zihni vardı. Zuckerberg gibi genç girişimciler ekibini ve sponsorlarını iyi seçenler

: ?? seçim için değil ama cevap için tebrikler.

: Yaaa dünkü çocukla, yılların jobs ı kıyaslanır mı ayıptır be! Biraz emeğe saygınız olsun ?

: Olur olur çok da güzel olur. Kitap tavsiyesi alalım mı? Guru ve Kuru adayları için.

: Ergenler sever böyle manasız kıyaslamaları 🙂

: İlk defa sana sorduk böyle bir kıyası ?

: Kitap dedin ama bu da basit bir soru değil.

: Evet zor. Ama önemli.

: Önce inandığın dinin kitabını, inanmıyorsa insanlık, ahlak ve dürüstlükle alakalı kitapları oku, özümse ve hayatına tatbik et. Çünkü ahlaksız bir pazarlamacı insanların hakkına girendir. Pazarlama, yalanlarla yapılabilecek bir disiplin değildir, olmamalıdır.

: Afili cevaplar kategorimize alıyorum bu sözü ?

: Sonra philip kotler milenyum serisi 750 sayfalık pazarlama yönetimi kitabını yalayıp yutmakla devam edebilirsin ?

: Sonrasında hava atmak serbest mi?

: Türkiye’de Ben harika pazarlamacıyım diyenlerin, hep PR kampanyası yapan koftiler olduğunu gördüm.

: Hele ki hayatında min. 5 yıl pazarlama bütçesi yönetmemiş, patrona hesap vermemiş tiplerin danışman ayağına hiç dolaşmaması lazım ortalıkta.

: marketing is everything, everything is marketing üzerine yazışırız diye düşünmüştüm ama başta uzun uzun pazarlamayı konuştuk yazmadan da geçemeyeceğim kısaca ve kuruca bize tercüme eder misin ?

: İyi bir pazarlamacı olmanın en iyi yolu, pazarlamayı sadece plazada 9-5 arası yüksek topuklu bir iş olarak değil hayatın her alanına tatbik edilebilecek bir yöntem olarak görmek gerekir. Bu bağlamda bakabilirseniz evet pazarlama her yerdedir ve herkes aslında bilerek ya da bilmeden kendini, ailesini, arkadaşlarını pazarlar. Ancak. Bir düsturu unutmamalısın.

: ??

: Mevlana ne demiş “ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol”

: Güzellll

: Eğer kendini olmadığın gibi bir şekilde pazarlamaya kalkarsan er geç insanlar bunu anlar. Anladıklarından itibarından yersin

: Yalanın pazarlamada yeri yoktur diye tekrar üzerine basıyorum. Ama maalesef kelime oyunlarını, tipografik oyunları çok severiz. Eşşek kadar %75 indirim yazıp altına küçücük “sadece gömleklerde geçerli” yazmamız bundandır. Bunu da bir yaparsın iki yaparsın belki 20. Kez yaparsın ama gün gelir mağazanın önünden geçen potansiyel müşterin “hastir ordan” der geçer.

: Yalanı sevmeyen Pazarlama Kurusunu destekliyoruz. Küçük pazarlama stratejilerinde bu da yalan mı canım diyenler olabilir, ama evet kandırmaca da bir yalandır.

: Uzun zamandır yazıyorsun bir şekilde mutlaka konuşuyorsun anlatıyorsun genel olarak soruyorum en sevdiğin Kelime

: F…

: ?

: Pazarlama Kurusunun ilk resmini birkaç ay önce değiştirdim.

: İlki neydi biliyor musun?

: Evet evet biliyoruz. Ama Dijital Karga olarak biraz kibarcığız Kuru, bunu nasıl yayınlarız şimdi. O zaman merak eden kuruya sorsun diyeceğim ☺☺☺. Biz eski takipçilerindeniz bu arada bizi yabana atma.

: Oooo baş tacısınız o zaman

: Google a F… yazdığımda çıkan ilk görseldi :)) yine aynı çizgi karakter ?

: Bir pazarlamacının itirafları diyorsun. Hala itiraf etmediklerin var mı?

: Evet. Her beyanat bir itiraf. Çalıştığım şirkette çalıştığım şirkete laf sokarken başladım tweetlere :)))

: Takipte kalın diyorsun devamı gelecek 🙂

: Sektördeki dedikoduları çok anlatmıyorum sadece 🙂 yoksa ohoooo ortalık toz duman olur.

: WhatsApp röportajını sevdin mi?

: Bayıldım. Patates hat alıp açayım diyorum takipçilerime :)))

: Aaa güzel olabilir aslında.

: ?

: ??

: Bu da birebir pazarlama örneği olsun.

: Yeni sosyal Kanal WhatsApp.

: Neden olmasın.

: Senden sonra kiminle röportaj yapılsın istersin tavsiye edersin?

: 3 kişi söyleyeyim. @stajyer_ @bulentfidan @ugurbati

: En sevdiğin emoji ile bitirelim.

: ?? Dayanamıyorum bunaldım emojisi diyorum buna

: Değişik oldu güzelmiş. Bize vakit ayırdığın için teşekkür ederiz Pazarlama Kurusu takipteyiz itiraflara devam ?

: ???

: ?? dijital kargaya başarılar dilerim. Çok güzel bir açığı kapatıyorsunuz. Takibe ve desteğe devam ??

: Teşekkür ederiz destekleriniz ve güzel röportaj için.

: Arada destek lazım olduğunda dm atın 🙂 takipçilerime de söylüyorum. Kafamıza yatarsa “promote” ederiz ?

: Ben teşekkür ederim. Sevgiler.