Connect with us

Dijital Bünyeler İçin Film Önerisi 3

Yayınlanma

Tarih:

Rekabet, hayatın her alanında var. Ama iş hayatındaki rekabet daha çekişmeli ve sert oluyor. Bilişim dünyasının iki dev markası Microsoft ve Apple’ın günümüzdeki konumlarına nasıl geldiler? Sorunun cevabı “Pirates of Silicon Valley” filminde. Türkçe karşılığıyla “Silikon Vadisinin Korsanları” adlı filmi tüm girişimci ve bilişimciler izlesin.

Filmin Konusu; Bill Gates ve Steve Jobs’ın arasında yaşanmış olan rekabet çoğu insanın hafızasındadır. İki teknoloji devrimcisinin şirketlerini, bugünlere nasıl taşıdıklarını anlatıyor. Hırsı, başarıyı, azmi konu alan filmde dünya markası olan şirketlerin kuruluş mücadelesini göreceksiniz. Kişisel bilgisayarların nasıl geliştiğine yakından tanık olacaksınız.

Pirates of Silicon Valley Film Künyesi

Filimin yönetmeni ve senaristi Martyn Burke. 1999 yapımı olan filmin IMDb 7,3 puan almış. Filmin oyuncuları; Noah Wyle, Anthony Michael Hall, Joey Slotnick, Josh Hopkins, John DiMaggio.

Filmin aldığı ödüller;

  • Primetime Emmy En İyi Televizyon Filmi Ödülü
  • Primetime Emmy Bir Mini Dizi
  • TV Filmi veya Özel Drama Programında En İyi Senaryo Ödülü
  • Primetime Emmy Bir Mini Dizi
  • TV Filmi veya Özel Programda En İyi Oyuncu Kadrosu Seçimi Ödülü
  • Primetime Emmy Tek Kamera Çekimli Bir Mini Dizi veya TV Filminde En İyi Kurgu Ödülü
  • Amerikan Yapımcılar Birliği Ödülleri Uzun Formatlı TV Programı Dalında David L. Wolper Yılın Yapımcısı Ödülü
  • Amerikan Yönetmenler Birliği Mini Dizi ve TV Filmi Dalında En İyi Yönetmen Ödülü
  • Primetime Emmy Mini Dizi / TV Filmi En İyi Ses Miksajı Ödülü

Biyografi ve drama türündeki filmin süresi 95 dakikadır.

Filmin İzleyenlere Kattığı 3 Şey
  1. Biyografi
  2. Markaların çekişmesi
  3. Microsoft ve Apple

Microsoft ve Apple’ın kurucularının çekişmesini, başarısını anlatan bu filmi tüm girişimcilerin ve girişimci olmak isteyenlerin izlemesi gerek. Girişimci ruhunuza katkıda bulunması dileğiyle. Şimdiden iyi seyirler.

Sponsorlu Gönderi
Yorumlara Göz At

Giriş yapmalısın Giriş Yap

Yorum Yap

Samsung Gear Fit 2 Pro

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Samsung Gear Fit 2 Pro

Samsung’un yeni giyilebilir spor takip bandı Samsung Gear Fit 2 Pro, ön siparişe açıldı. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Gear Fit 2 modelinin bir üst sürümü olan bu cihaz, özellikle yeni eklenen yüzme özellikleriyle sporseverleri sevindiriyor. Siyah ve kırmızı renk seçenekleriyle teknoloji ve spor tutkunlarıyla buluşan Samsung Gear Fit 2 Pro, n11’de 799 TL’lik fiyat etiketiyle ön siparişte.

Samsung Gear Fit 2 Pro ile birlikte ilk göze çarpan yenilik, 50 metre derinliğe kadar suya dayanıklı olan cihazın özellikle yüzmeyi sevenlerin oldukça hoşuna gidecek olması. Yani artık suya girmeden önce spor bandınızı bir kenara çıkartıp koymanıza gerek kalmıyor.

Yeni Speedo uygulaması sayesinde yüzme etkinliğinizle ilgili verileri de takip etmenize yardımcı olan Gear Fit 2 Pro, yeni ve geliştirilmiş kayış ve tokasıyla çok daha dayanıklı hale gelirken ürünün, yüzme sırasında kolunuzdan çıkıp gitme ihtimali de ortadan kaldırılmış.

Yüzme özellikleri dışında Gear Fit Pro 2 geçtiğimiz yılın modeliyle hemen hemen aynı diyebiliriz. Galaxy App Store üzerinden yine aynı uygulamaları ve saat arayüzlerini giyilebilir cihazınıza yüklemeniz mümkün.

Daha fazla göster

Filmin Türüne Değil Hikayesine Bakın

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Filmin Türüne Değil Hikayesine Bakın

türden hoşlandığınızı… Belki komedilere bayılıyorsunuz veya gerilim filmlerine. Ya da illa aksiyon filmi olsun diyenlerdensiniz ama çizgi roman kahramanları kesinlikle size göre değil.

Acele karar vermeyin! Netflix – Marvel işbirliğinin bugüne kadar çıkardığı tüm kahramanları bir araya getiren Marvel’s The Defenders fikrinizi değiştirebilir. Özellikle sekiz bölümüyle aynı anda yayınlanan dizi Netflix ana sayfanızda öneri olarak karşınıza çıktıysa…

Kullanıcı deneyimini daha iyi hale getirmek için sürekli çalışan Netflix, 190’dan fazla ülkede 104 milyon kullanıcısının izleme alışkanlıklarını analiz ederek, her birine kişiselleştirilmiş önerilerde bulunuyor. Bu şekilde kullanıcıların, seveceği yeni film ve dizileri keşfetmesi her zamankinden kolaylaşıyor. Netflix’te içeriklerin yüzde 80’den fazlası, bu şekilde kullanıcılar tarafından öneri sayfasında görüldükten sonra izleniyor. Netflix öneri algoritması, yepyeni türlerin keşfedilmesi mümkün kılıyor ve sadece türe göre seçim yapma alışkanlığının da ortadan kalkmasını sağlıyor.

Örneğin, bugüne kadar Netflix – Marvel işbirliğinden çıkan Marvel’s Daredevil, Marvel’s Luke Cage, Marvel’s Jessica ve Marvel’s Iron Fist dizilerini izleyen her sekiz kişiden biri, daha önce hiç çizgi roman dizisi izlemediğini söylüyor.1 Üstelik türlere yönelik kırılan önyargı sadece çizgi roman uyarlamalarında görülmüyor. Benzeri şekilde her beş Stranger Things hayranından biri, ilk defa bu diziyle korku türüne giriş yaptıklarını söylüyor.2 Yine her yedi Black Mirror izleyicisinden biri, bu diziyi izlemeden önce bilim kurguyu seveceklerini düşünmediğini belirtiyor.

Netflix Ürün İnovasyonu Başkan Yardımcısı Todd Yellin “Netflix olarak türlerin aslında sadece başlıklardan ibaret olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de üyelerimizin kalıplarını kırıp hoşlarına gidecek yeni hikayeler keşfetmelerine yardımcı olacak gelişmiş algoritmalar kullanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki izleyiciler hiç beklemedikleri türden film ve dizilere de bayılabiliyorlar” diyor.

Hangi Süper Kahramana Hayran Olduğunuzu Siz de Bilmiyorsunuz

Kullanıcılarının Marvel’s The Defenders’dan önceki dört ayrı çizgi roman dizisini izlemeden önce en çok hangi içerikleri izlediğine bakan Netflix, bu şekilde çizgi roman türüne yeni olan izleyicileri Marvel evrenine girmeye teşvik eden yapımları da tespit etmiş oldu.4 2015-2017 yılları arasında dünya genelinde 40’tan fazla ülkedeki izleme alışkanlıklarından çıkan araştırma sonuçlara bakarak, siz de izlediğiniz dizilere göre hangi süper kahramanın sıkı hayranı olabileceğinizi öğrenebilirsiniz:

  • Anti-kahramanlar ve etik belirsizlik – Marvel’s Daredevil. House of Cards gibi politik dramlardan veya aile değerlerine bağlılığı sorgulatan Ozark gibi hayatın gri alanlarında gezinen dizilerden gözlerini alamayanlardansanız Daredevil hayranı olma ihtimaliniz yüksek. Aynı zamanda Breaking Bad’de Walter White ve Dexter’da Dexter Morgan gibi tuhaf ana kahramanları beğeniyorsanız, Daredevil bir sonraki ideal karakteriniz olabilir.
  • Keskin mizah, güçlü kadın hikayeleri ve karanlık suç hikayeleri – Marvel’s Jessica Jones. Master of None, Full House ve The Ridiculous 6’deki mizah anlayışının hitap ettiği kişiler; GLOW’daki gibi güçlü kadınları izlemeye doyamayanlar; karanlık suç hikayelerinin anlatıldığı, gerilimi bol Making A Murderer ve benzeri yapımların hayranları! Marvel’s Jessica Jones maratonuna son derece uygun olduğunuzu hatırlatırız.
  • Tehlike dolu dünyalar ve karmaşık sorunlar – Marvel’s Luke Cage. Toplumun karanlık tarafını gösteren hikayeleri sevenler Luke Cage’e bayılıyor. Örneğin Amanda Knox’taki gibi suç kavramının ve Black Mirror’daki gibi teknolojinin sorgulanmasına ilgi duyanlardansanız veya uyuşturucu çetelerinin savaşlarına sahne olan Narcos ya da zombilerin dehşet saçtığı Z-Nation dizilerini seviyorsanız Luke Cage’i kaçırmayın.
  • Nevrotik büyüme öyküleri – Iron Fist. Love, Californication ve 13 Reasons Why gibi nevrotik kahramanların gelişimlerine odaklanan yapımların izleyicileri, Dany Rand’in yetim bir çocuktan suçlularla savaşan bir kahramana dönüşme hikayesini izlemeye bayılıyor. Mücadele ederek zaferlere imza atanları merkezine alan Ultimate Beastmaster ve benzeri yapımların takipçileri, Marvel’s Iron Fist tam size göre.

Filmin Türüne Değil Hikayesine Bakın.

Daha fazla göster

Tatil Dönüşü Can Sıkıntısında Dünya Üçüncüsüyüz

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Tatil Dönüşü Can Sıkıntısında Dünya Üçüncüsüyüz

Tatil demek mutluluk demek, dinlenmek demek. Tatil denince akla tüm dertlerden, sorumluluklardan uzak, doyasıya kafa dinlemek geliyor. Peki, ya tatil dönüşü denince aklımızda neler canlanıyor? Masmavi sulara karşı geçirdiğimiz o güzel günlerin ardından eve döndüğümüzde de kendimizi nasıl hissediyoruz? Herkesin cevabı vardır ama araştırmalar neyi gösteriyor derseniz: “Can Sıkıntısı” diyorlar değerli okur.

Seyahat sitesi momondo.com.tr’nin her yıl gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçları, tatil dönüşü pek de mutlu olmadığımızı söylüyor. Hatta verilere göre yaklaşık olarak her üç kişiden ikisi, tatil dönüşü mutsuz oluyor. Araştırmanın en çok dikkat çeken diğer sonuçlarına gelin beraber göz atalım.

Kadınlar Daha Mutsuz Oluyor

Tatili bırakıp, sorumluluklarla dolu günlük hayata geri dönmek pek kolay olmuyor. Türklerin yüzde 64’ü tatil dönüşü kendilerini mutsuz hissediyor. Bu konuda kadınlar (yüzde 68) erkeklerden bir adım önde yer alıyor (yüzde 60). Yaş dağılımına baktığımızda ise tatil bittiği için en mutsuz olan yaş grubunun yüzde 68’le 23-35 yaş grubundakiler olduğu görülüyor. Diğer yandan yaş arttıkça can sıkıntısı yaşama oranı da düşüyor. 36-55 yaş grubundakilerin yüzde 62’si tatil dönüşü kendini mutsuz hissettiğini söylerken bu oran 56-65 yaş grubunda yüzde 57’ye iniyor.

Dünya geneline baktığımızda ise tatil dönüşü kendini en mutsuz hisseden ülke, yüzde 67 ile Polonya. Polonya’yı yüzde 65’le İngilizler takip ediyor. Türkler ise yüzde 64’le bu konuda dünya üçüncüsü konumunda. Türkiye’yi yüzde 61 ile İspanya ve yüzde 60 ile Fransa takip ediyor. Tatil dönüşü sendromunu en az yaşayan ülke ise yüzde 22’yle Çin.

Aileyle Vakit Geçirmek Her Derde Derman

Peki, bu durumu atlatmak için en sık başvurduğumuz yöntemler hangileri ne? Verilere göre Türklerin neredeyse üçte biri dönüş gününü takip eden bir ya da iki gün için izin alıp, aile veya arkadaşlar ile vakit geçirmeyi tercih ediyor. Sendromu atlatmak için kullandığımız bir diğer yöntem ise yüzde 23’ümüzün tercih ettiği kendine zaman ayırma yöntemi. Diğer yandan kadınların yüzde 20’si, erkeklerinse yüzde 17’si tatil dönüşü sağlıklı beslendiklerinde kendilerini daha iyi hissettiklerini belirtiyor. Türklerin yüzde 16’sı ise bu sendromu bir sonraki tatilini planlamaya başlayarak atlatıyor.

Tatil Dönüşü İlk Gün Kaytarıyoruz

Araştırmaya göre Türkiye’nin yüzde 13’ü tatil dönüşünde can sıkıntısından kurtulmak için tatilden döndükleri gün izin kullanmaksızın iş ya da okula gitmediğini söylüyor. Tatilden döndüğü gün kaytarma konusunda Türkler ikinci sıradayken birinci sırada yüzde 14’le Avusturya geliyor. Dünya genelinde ise ortalama oran sadece yüzde 6.

Bir Diğer Yöntem Alışveriş

Türklerin tatilden döndükten sonra yaşadıkları can sıkıntısından kurtulmak için en sık yaptıkları şeylerden biri de alışveriş. Araştırmaya Türkiye’den katılanların yüzde 13’ü tatilden döndükten sonra daha iyi hissetmek için kıyafet, elektronik eşya, takı gibi yeni şeyler satın aldığını söylüyor. Can sıkıntısını alışverişle atlatmayı en çok tercih eden ülke yüzde 20’yle Brezilya. Onu yüzde 15’le Çin takip ediyor. Türkler ise üçüncü sırada yer alıyor.

En İyi çare Tatili Planlamak

momondo Türkiye sözcüsü Serpil Öztürk, araştırmanın sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Tatil sonrası gündelik hayata dönüş, çoğumuz için zorlu bir süreç. Ancak bu süreci daha kolay atlatmanın yöntemleri var. Örneğin Türkiye’de pek çok kişinin yaptığı gibi aileyle veya arkadaşlarla geçirmek iyi bir yöntem. Ama tatil dönüşü sendromunun en etkili çaresi, bir sonraki seyahati planlamaya şimdiden başlamak. Böylece araştırma ve planlama aşamasını keyfe dönüştürerek sonraki tatile kadar heyecanınız canlı tutabilirsiniz.”

Daha fazla göster

KOBİ’lerin Yüzde 71’i Buluta Sıcak Bakıyor

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

KOBİ’lerin Yüzde 71’i Buluta Sıcak Bakıyor

Radore, KOBİ’lerin BT altyapı ihtiyaçlarını ve gerçekleştirdikleri yatırımları masaya yatırıyor. KOBİ’ler düşük bütçelerle yüksek ilk yatırım maliyeti bulunan donanım yatırımları yerine bulut üzerinden hizmet almaya daha sıcak bakarken, yerel şirketleri tercih ediyorlar.

M2S araştırma şirketinin, Türkiye’deki 400 KOBİ üzerinde yaptığı araştırmaya göre, KOBİ’lerin bulut bilişim hizmetlerine olan yargısı değişiyor. Araştırmaya katılan KOBİ’lerin yüzde 71’i bulut üzerinden herhangi bir çözüm kiralayabileceğini ifade ederken, bu oran 2014 yılında yalnızca 30 seviyelerindeydi.

Araştırma sonuçlarına göre, KOBİ’lerin yüzde 67’sinin 2017 yılı için ayırdıkları bütçe 50 bin TL’nin altında kalıyor. Bununla birlikte yüzde 67,4’ü önümüzdeki 1 yıl içerisinde veri depolama, sanallaştırma, bulut, felaket yönetimi ve yedekleme çözümlerine yatırım yapmayı planlıyor.

KOBİ’ler hizmeti yerel şirketlerden almak istiyor

M2S’in araştırma sonuçlarına göre, KOBİ’lerin yüzde 57’si BT hizmetlerini yerel şirketlerden almayı tercih ediyor. Bu talebi tetikleyen etkenlerin başında Türkçe konuşabilen bir muhatap bulma, kısa sürede ulaşabilme ve her an destek alabilme gibi ihtiyaçlar yatıyor.
Bulut hizmeti almayı planlayan KOBİ’lerin en fazla talep ettikleri başlıklar ise şu şekilde sıralanıyor:

Veri yedekleme (yüzde 40,1)
Sunucu barındırma ve sanallaştırma (yüzde 23,2)
Felaket Kurtarma (yüzde 22,2)

Türkiye’deki KOBİ’lerin düşük bütçelerle optimum BT hizmetini alabilmenin yolunun bulut çözümlerinden geçtiğini belirten Radore Veri Merkezi Genel Müdürü Sadi Abalı, “Son 3 yıldaki gelişime bakıldığında KOBİ’lerin bulut bilişim kullanımı konusunda bilinçlendiği ortaya çıkıyor. Yüksek ilk yatırım maliyetiyle donanım yatırımı yapmak yerine her zaman güncel ve en ileri teknolojiye bulut bilişim ile ulaşmak mümkün hale geldi” dedi.

Daha fazla göster

Önceliği Güven Olan Firmalar Kazanacak

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Önceliği Güven Olan Firmalar Kazanacak

Küresel çapta yaptığı araştırmaları ve analizleriyle en iyi işverenleri belirleyen Great Place to Work, şirketlerin kurum kültürü gelişimiyle rekabette nasıl öne geçebileceklerini yaptığı araştırmalar ile ortaya koyuyor. Araştırmalar, yüksek güven kültürüne sahip şirketlerde, çalışanların işten ayrılma oranlarının yüzde 50 azaldığını gösteriyor. Çalışanların iş yerlerinde kendilerini güven içinde hissetmeleri, yapılan yatırımın geri dönüşünü de hızlandırıyor.

Güven duygusu çalışan performansını üç kat artırıyor

Great Place to Work raporlarına göre, yüksek güven kültürü ekosistemine sahip olmayan firmalarda çalışanların işten ayrılma oranları yüzde 50’yi buluyor. Araştırmalarda, Amerika’daki çalışanların işten ayrılma oranlarının kurumlara maliyeti 550 milyar dolar olarak ifade ediliyor. Yüksek güven kültürü çatısı altında çalışmalarına devam eden şirketlerde ise çalışanların işten ayrılma oranları yüzde 50 oranında azalırken, firmaların mali kayıplara uğramalarının önüne geçilmiş oluyor. Yüksek güven kültürüne sahip işletmelerde ekonomik getirinin ve çalışan performansının üç kat arttığı görülüyor.

En iyi işveren şirketlerde çalışanların yüzde 84’ü şirketleriyle gurur duyuyor

Yüksek güven kültürü oluşturulmasının artık gereklilikten çok zorunluluk haline geldiğini belirten Great Place to Work Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü Volkan Tarsus, “Yüksek güven kültürü, kurum içinde hızlı ve sorunsuz karar alabilmeyi mümkün kılıyor. Değer merkezli bir ekosistemi hayata geçirmiş şirketlerin çalışanları, şirketlerinden gurur duyduklarını anlatmaktan çekinmiyorlar. Araştırmalarımızda, Fortune 100 En iyi İşveren şirketlerindeki çalışanların yüzde 93’ü şirketlerinden başkalarına gururla bahsedebiliyor. Türkiye’nin en iyi işverenleri araştırmasına katılan şirketlerde bu oran yüzde 84.” dedi.

9 maddede yüksek güven kültürü oluşturmak

Çalışan deneyiminin firmaların geleceğini etkilediğine dikkat çekilen Great Place to Work analizine göre, yüksek güven kültürü oluşturmak için atılması gereken adımlar şöyle sıralanıyor: Herkes için mükemmel bir iş yeri kültürü oluşturmak, çalışanların performansını artırmak, çalışan bağlılığını yükseltmek, yenilikçi bir atmosfer oluşturmak, çevik ve hızlı operasyon gücüne sahip olmak, müşterilerin mutlu olmasını sağlamak, çalışanların işten ayrılmalarını azaltmak, marka sadakati oluşturmak ve marka elçileri yetiştirmek.

Daha fazla göster

Kargastik Android Eğitim Uygulamaları

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Kargastik Android Eğitim Uygulamaları

Mobilin gücü adına! Eğitim insan hayatının önemli bir parçası. Kimisi için en önemli parçası. Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte bu alandaki imkanlar da artıyor. Dijital şakaya gelmez kavramını ortaya attığımız günden beri paylaşımlarımızla altını doldurmaya özen gösteriyoruz. Eğer Android cihaza sahipseniz, eğitim hayatınızda size yardımcı olacak bir sürü uygulamadan faydalanabilirsiniz demektir. Özellikle Android platformu için geliştirilmiş olan Android eğitim uygulamaları çeşitli alanlarda işlerinizi kolaylaştıracak.

Önemli olan uygulamaların market içerisinde mevcut olması değil, sizin keşfetmeniz ve nasıl kullanabileceğiniz hakkında fikir sahibi olabilmenizdir. Bu yazı içerisinde sizin için biz en popüler ve en çok yardımcı olabilecek uygulamalara değindik. Dilerseniz bu uygulamalardan faydalanarak eğitim hayatınızı kolaylaştırabilirsiniz. Liste dışında tavsiyede bulunup daha fazla uygulama keşfetmemizi sağlayabilirsiniz.

1- ScreenTime Ninja

Eğer telefonunuz ile oynamaya meraklı çocuğunuz veya kardeşiniz varsa bu uygulama tam sizin için. Uygulama kilit ekranını geçebilmek için çocuklara eğlenceli matematik soruları yöneltiyor. Eğer sorular doğru cevaplanırsa kilit ekranı açılıyor. Doğru cevaplanamazsa sorular sorulmaya devam ediyor.

ScreenTime Ninja’yı ücretsiz olarak indirmek için tıklayın.

2- Zeus vs Monsters

Çocukların eğitim hayatına en büyük destekçi oyunlardan birisi olan bu oyun içerisinde minikler hem yunan mitolojik tanrıları hakkında bilgi sahibi oluyor hem de diğer yandan oyunda ilerleyebilmek için basit matematik işlemlerini çözmek zorunda kalıyor.

Zeus vs Monsters’i ücretsiz olarak indirmek için tıklayın.

3- Cam Scanner

Arkadaşınızdan ders notları alacağınız zaman onun defterini rehin almak ve kendi değerli vaktinizi kantinde heba etmek istemeyenlerdenseniz Cam Scanner tam sizin uygulamanız. Cam Scanner, kamera sayesinde evrak ve dosyaları bir tarayıcı olarak taramaya ve telefon hafızasına kaydetmeye yardımcı oluyor. Böylece size de notlarınızı sonra özenle girebilmeniz için fazladan zaman kalıyor.

Cam Scanner’ı ücretsiz olarak indirmek için tıklayın.

4- UberConference

Aynı anda bir veya birden daha fazla kişi ile telefon görüşmelerini çok daha uygun bir şekilde gerçekleştirmek harika olmaz mıydı? Bu uygulama mobil cihazınız üzerinden online şekilde konferanslar düzenlemenize yardımcı oluyor. Ayrıca çok da pratik birçok özelliği içerisinde barındırıyor.

UberConference’ı indirmek için tıklayınız.

5- Kindle

Okulunuzun kütüphanesi her zaman sizin istediğiniz tarz kitapları içerisinde barındırmayabilir. İşte böyle durumlarda Amazon’un online kitap arşivi olan Amazon Kindle fazlasıyla işinize yarayabilir. Uygulama sayısız ücretsiz elektronik kitabı indirmenize ve ücretli elektronik kitapları satın alarak bunları cihazınız üzerinden okumanıza yardımcı oluyor.

Amazon Kindle’ı indirmek için tıklayınız.

6- Bachterium

Bachterium uygulaması aslında bir oyun fakat bunun yanı sıra size bakteriler hakkında fazlasıyla bilgi vermeyi sağlayan bir oyun. Ayrıca içerisinde yer verilen tek bilimsel bilgiler bakteriler değil. Daha birçok organizma hakkında da size bilgiler sunuyor. Uygulama Amazon’da 0.99 Dolardan satılıyor.

Bachterium uygulamasını 0.99 Dolardan satın almak için tıklayın.

7- EverNote

Aynı anda hem notları içerisinde barındırabildiğiniz, hem ajandanızı tutabildiğiniz bir uygulama düşünün. İşte bu uygulama EverNote uygulaması. Her Android cihazın içerisinde yer alması gereken uygulama ayrıca bulut servisini kullanarak notlarınıza bilgisayarınız ve diğer cihazlarınız üzerinden ulaşmanıza da yardımcı oluyor.

EverNote uygulamasını ücretsiz olarak indirmek için tıklayın

8- Microsoft Office Mobile

Eğer öğrencilik hayatınız hala devam ediyorsa ve hatta öğrencilik hayatınız bitmiş ama iş dünyasına atılmışsanız yine de bu uygulama sizin işinize yarayacaktır. Bilgisayarlarımızda kullandığımız Microsoft Office’in mobil versiyonu olan bu uygulama ile birçok Office belgesini Android cihazınız üzerinde görüntüleyebilir, düzenleyebilir ve yeni belgeler oluşturabilirsiniz.

Microsoft Office Mobile’ı ücretsiz olarak indirmek için tıklayın.

9- iTooch 8th Grade Language Arts

İngilizce ile yıldızlarınızın bir türlü barışmadığını hissediyorsanız daha henüz bu uygulamayı denemediniz demektir. İngiltere ve ABD içerisinde çocukların kullandığı bu uygulama İngilizce eğitim söz konusu olduğunda en faydalı uygulamalardan birisi. Eğer İngilizce çalışmaktan kurtulmak için kendinize sürekli bahaneler üretiyorsanız bu uygulama işi sizin için hem çok daha kolay hem de çok zevkli hale getirebilir.

iTooch 8th Grade Language Arts uygulamasını indirmek için tıklayın.

10- iAnnotate

Sürekli olarak çalışmalarınızı PDF dosyaları üzerinde gerçekleştiriyorsanız, bu uygulama hem yaratıcılığınızı hem de çalışma veriminizi arttırabilir. Nitekim uygulama yalnızca PDF dosyalarını görüntülememize yardımcı olmuyor aynı zamanda da çalıştığımız PDF dosyalarının üzerine notlar iliştirebilmemize yardımcı oluyor. Böylece Fotokopici ile kanka olmayı bırakabilirsiniz.

iAnnotate uygulamasını ücretsiz olarak indirmek için tıklayın.

Daha fazla göster

Güneş Sanki Twitter’da Tutuldu

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Güneş Sanki Twitter’da Tutuldu

Milyonlarca kişinin heyecanla beklediği güneş tutulması dün tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Güneş tutulması sadece Kuzey Amerika’da gözlemlenmiş olsa da tüm dünyanın gündemine girmeyi başararak milyonlarca kişiyi Twitter’da buluşturmayı başardı. Twitter’da, güneşin tutulduğu gün çok sayıda kullanıcı bu tarihi doğa olayına tweetlerle eşlik etti.

Güneş tutulmasıyla ilgili Ağustos ayı içinde dünya çapında 3 milyondan fazla tweet atılırken sadece son 24 saatte ise tutulmayla ilgili atılan tweet sayısı 6 milyonu geçti. Türkiye’de de boş durmayan kullanıcılar, güneş tutulmasıyla ilgili birbirinden ilginç yorumlarda bulundu.

Daha fazla göster

Erik Finman ve Sıradışı Hikayesi

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

erik finman

Sosyal medyanın gücüyle kısa sürede dünya gündemine gelen Erik Finman, sıradışı hikayesi ile dünyanın en genç milyonerleri arasında yerini aldı. 15 yaşında okuldan ve öğretmenlerinden soğuyan – ben de soğudum diyen gençleri kargalar gagalasın – Erik Finman, okula gitmek yerine ailesiyle özel bir anlaşma yapmış.

Ailesinden aldığı 1000 dolarla girişimcilik hikayesinin ilk adımını atan genç, Bitcoin yatırımıyla işe başlamış. Kısa süre içerisinde yatırdığı parayı, bilenler bilir son zamanlarda sürekli artan bir yatırım değeri var, 100 bin dolara çıkaran Finman hız kesmemiş. İkinci adımı, öğrencilerin okula gitmeden online ortamda ders çalışacağı bir platforma yatırım yapmak olmuş.

Okul hayatından memnun olmayan Erik Finman’ın ailesiyle yaptığı anlaşma ise pek alışık olduğumuz türden değil. 18 yaşına geldiğinde kendi yatırımlarıyla 1 milyon dolar kazandığı takdirde, ailesinden üniversiteye gönderilmeme sözü almış.

Öğretmenlerinin tutumlarından ve sinir bozucu tavırlarına daha fazla sabretmek istemeyen Erik Finman konuyla ilgili şu açıklamaları paylaşmış: “Söylediğine göre öğretmenleri ona okulu bırakmasını ve McDonald’s’ta çalışmasını öğütlemiş. Standford Üniversitesi’nden doktora sahibi olan ve kendi tabiriyle Kardashian ailesinin Elon Musk versiyonu dediği anne ve babası önce bu teklife sıcak bakmamış. Ancak oğullarının elindeki parayı iyi değerlendirdiğini görünce iddiayı kabul etmiş. Finman, henüz 12 yaşındayken ailesinin verdiği 1000 dolar parayla ilk yatırımını dijital para birimi Bitcoin’e yapmış. 2011 yılında değeri birim başına 12 dolar olan Bitcoin‘den yaklaşık 100 adet alan Erik Finman, iki yılda varlığını 100 kat artırarak ilk vurgununu yapıyor.

Erik Finman ve Sıradışı Hikayesi

2013’te 1200 dolara fırlayan Bitcoin’lerini 100 bin dolardan fazla bir paraya satan Finman’ın sonraki girişimi ise oldukça ilginç: “Botangle isimli şirketiyle, kendisi gibi öğretmenlerinden ve eğitimden memnun olmayanlar için kurduğu girişime 100 bin dolar yatırmış. Botangle’ın gördüğü ilgi karşısında yatırımını büyütmek isteyen Finman, risk sermayesi bulabilmek için teknolojinin kalbi Silikon Vadisi’nin yolunu tutmaya karar vermiş.”

Silikon Vadisi‘nde tanıştığı ilk insanlardan biri ise ünlü içerik paylaşım platformu Reddit’in kurucusu Alexis Ohanian. Forbes Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Steve Forbes da Finman’ın arayış içerisindeyken tanıştığı önemli isimlerden.

Karşılaştığı en büyük zorluklardan birini ise 15 yaşında olduğu için ciddiye alınmamak olaak dile getiriyor. Hatta üst düzey bir Uber yöneticisi kendisinin cesaretini kırmak ve girişimini işe yaramaz olarak göstermek için oldukça çaba harcamış. Finman yine de vazgeçmeyerek Ocak 2015’te Botangle teknolojisini 100 bin dolar ya da 300 BitCoin karşılığında (60 bin dolar) almak isteyen bir yatırımcı bulmuş.

Erik Finman, dolar cinsinden daha fazla nakit almak yerine birim değeri 200 dolara inen Bitcoin teklifini kabul etmiş. Finman, ailesi başta olmak üzere daha fazla parayı kabul etmemesiyle ilgili eleştirileri teklifi satıştan ziyade yatırım olarak gördüğünü söyleyerek yanıtlıyor.

300 bin Bitcoin’e diğer yatırımlarıyla birlikte 103 daha eklemeyi başaran Erik Finman’ın varlıklarını Bitcoin’in değerinin 2500 doları geçmesiyle milyon doları aştı. 18 yaşında 1.09 milyon dolar servete ulaşan Erik Finman ailesiyle girdiği iddiayı da kazandı ve liseyi dahi bitirmeden okulu bıraktı. Erik Finman’ın hâlen lise becerilerinin kazandığını gösteren GDE diploması bulunmuyor.

16 yaşında John Hopkins‘te yazılım mühendisliğine kabul edilen kardeşi Scott, 15 yaşında Carnegie Melon’da robotik bilimler okuduktan sonra MIT’de doktora yapan diğer kardeşi Ross’un yanında o bir liseli bile değil. Ancak Erik Finman başarı hikâyesiyle önemli dergilerin kapaklarını çoktan süslemeye başladı.

Erik Finman şu anda NASA’nın yeni roket fırlatma projesi ELaNa programında danışman olarak çalışıyor. “Eğitim sistemi bu haliyle kimseye hiçbir şey katmıyor. Asla önermiyorum.” diyerek okula geri dönmemekte ısrarlı. Bitcoin’in değerinin de 100 bin ile 1 milyon dolar arasında bir seviyeye ulaşacağında ısrarcı.

Erik Finman artık sadece kendisinin değil ailesinin finansal yatırımlarını da yönetiyor ve önemli kişilere bu konuda danışmanlık vermeye başladı. 18 yaşındaki genç milyoner dünyanın çeşitli yerlerinde konferanslar vermeye devam ediyor.

Erik Finman’ı Twitter hesabından takip edebilirsiniz.

Daha fazla göster

Yazılım Açıkları 5 Milyondan Fazla Saldırıya Sebep Oldu

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Yazılım Açıkları 5 Milyondan Fazla Saldırıya Sebep Oldu

Siber suçluların yazılım açıklarından faydalanmasını sağlayan exploit paketleri 2017’nin ikinci çeyreğinde siber tehdit ortamını beklenmedik bir şekilde değiştirdi. Kaspersky Lab ürünleri sadece 3 ay içerisinde, internete sızan arşivlerden çıkan exploitleri içeren beş milyondan fazla saldırı engelledi. Kaspersky Lab’ın 2017 2. Çeyrek Zararlı Yazılım Raporu’na göre çeyreğin sonuna doğru zirve yapan artış, söz konusu siber tehdidin kolay kolay azalma göstermeyeceğinin işaretini verdi.

Exploitler, yazılım açıklarından faydalanarak cihazlara Truva atları, fidye yazılımları veya siber casusluk yazılımları gibi zararlı yazılımlar bulaştırmaya yarayan bir diğer zararlı yazılım türüdür. Exploitler yardımıyla düzenlenen saldırılar en etkili saldırılar arasında sayılır, çünkü genellikle kullanıcıyla bir etkileşime girilmesini gerektirmezler ve kimseye hiç bir şey sezdirmeden tehlikeli kodlarını enjekte ederler. Dolayısıyla bu tür araçlar, özel şahıslardan ve şirketlerden para çalmayı isteyen siber suçlularca ve hassas bilgileri hedefleyen karmaşık, hedefli saldırılarda yaygın bir şekilde kullanılır.

2017’nin ikinci çeyreğinde bunun örneklerine oldukça sık bir şekilde rastlandı, çünkü birçok exploit internete sızdı. Bu da siber tehdit ortamında yaşanan kayda değer bir değişimi beraberinde getirdi. Her şey Shadow Brokers grubunun Windows’un çeşitli sürümleri için çok sayıda yazılım açığını içeren “Lost in Translation” adlı arşivi yayınlamasıyla başladı.

Söz konusu açıkların birçoğu sıfırıncı gün açıkları olmasa da ve olanlardan bir ay önce yayınlanan Microsoft güvenlik güncellemesi tarafından yamalanmış olsalar da, arşivin yayınlanması facia etkisi yarattı. Gün başına görülen ortalama saldırı sayısı büyümeye devam ediyor: görülen saldırıların %82’si, çeyreğin son 30 gününde tespit edildi.

Arşivdeki yazılım açıklarını kullanan zararlı yazılımların verdiği zarar ve etkilenen kullanıcıların sayısı çok fazla. Akla gelen ilk örnekler ise ExPetr ve WannaCry salgınları. Bir diğer örnek ise Nisan ayında keşfedilen, Microsoft Office kapsamındaki CVE-2017-0199 açığı. Söz konusu açık kısa bir süre içerisinde yamalanmış olsa da, aynı ay içerisinde saldırıya uğrayan kullanıcıların sayısı 1,5 milyona ulaştı. Toplamda, bu kullanıcılara düzenlenen saldırıların %71’i CVE-2017-0199 açığından faydalandı.

Kaspersky Lab’da güvenlik uzmanı olarak görev yapan Alexander Liskin, şöyle diyor: “İkinci çeyrekteki tehdit ortamı, günümüzün en önemli siber tehlikelerinden birinin, tetikte olamama olduğunu gösterdi. Yazılımlar için düzenli olarak güncellemeler yayınlansa da, kullanıcıların bir çoğu buna dikkat etmiyor ve bu da büyük çaplı saldırılarla sonuçlanıyor.”

2017 İkinci Çeyrek raporundan bazı diğer istatistikler ise şöyle:

  1. Kaspersky Lab çözümleri 2. çeyrekte, 191 ülkedeki çeşitli kaynaklardan gelen 342.566.061 adet saldırı tespit etti ve engelledi. Bir önceki dönemde 190 ülkedeki kaynaklardan gelen 479.528.279 adet saldırı tespit edilmişti.
  2. 224.675 bilgisayarda online bankacılık hesapları üzerinden para çalmayı hedefleyen zararlı yazılım teşebbüsleri tespit edildi. Bir önceki çeyrekte 288.000 bilgisayar söz konusuydu.
  3. İkinci çeyrekte 246.675 adet şifreleyici fidye yazılımı saldırısı engellendi. İlk çeyrekte bu sayı 240.799’du.
  4. Kaspersky Lab’ın antivirüs aracı, toplamda 185.801.835 adet tekil zararlı ve potansiyel olarak istenmeyebilecek obje tespit etti. İlk çeyrekte bu sayı 174.989.956 olmuştu.
  5. Ortalamada, dünya çapındaki internete bağlı bilgisayarların %17,26’sı zararlı yazılım sınıfında sayılan zararlı objelerin kullanıldığı en az bir saldırıya uğradı

Riskleri azaltmak için kullanıcılara şu önlemleri almaları tavsiye ediliyor:

  1. Bilgisayarınızdaki yazılımları güncel tutun ve mümkünse otomatik güncelleme özelliğini açın.
  2. Mümkün olduğu sürece, yazılım açıkları konusunda sorumlu bir yaklaşım sergileyen yazılım sağlayıcıları tercih edin. Yazılım açıklarını bulanlara ödül veriyor mu bakın.
  3. Güvenilir güvenlik çözümleri kullanın ve bunların tüm yazılımları güncel tuttuğundan emin olun.
  4. Olası zararlı yazılım enfeksiyonlarını tespit etmek için düzenli olarak sistem taraması gerçekleştirin.

Kaspersky Lab’ın raporunun tamamını Securelist.com’da okuyabilirsiniz.

Daha fazla göster

Avrupa ve Orta Doğu’nun En Büyük Uçuş Eğitim Merkezi

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Avrupa ve Orta Doğu'nun En Büyük Uçuş Eğitim Merkezi

Türk Hava Yolları için tasarlanan TAGO Architects imzalı Uçuş Eğitim Merkezi, tamamlandığında Avrupa ve Orta Doğu’da en büyük, dünyada ise tek yapı üzerine kurulu en büyük uçuş eğitim merkezlerinden biri olacak. Hareket potansiyelinde dinamik bir forma sahip tesis, yaklaşık 30.000 m² kapalı alanda 18 adet simülasyon cihazı barındıracak.

İstanbul merkez ofisinin dışında Tokyo, Bükreş, Kiev ve Dubai’deki ofislerinde Avrupa, Orta Asya ve Uzakdoğu’da projeler üreten Mimar Gökhan Aktan Altuğ önderliğindeki Tago Architects, Türk Hava Yolları için 18 simülasyon cihazını içinde barındıracak yeni simülasyon merkezini tasarladı. Yapı, aynı zamanda hostes, kabin ve uçuş eğitim merkezleri gibi çok çeşitli uçuş eğitim birimlerini de içermesiyle bölgede önemli bir eğitim turizmi merkezi olacak.

THY Uçuş Eğitim Merkezi (Flight Training Centre) için, teknikle estetiği harmanlayan ve zaman içerisinde ihtiyaca göre büyütülebilecek bir yapı tasarımına imza atan TAGO Architects, binanın ön cephesinde eğitim alanları ve lobiyi konumlandırırken, daha teknik görünen hangar kısımları ve destek birimlerini ise binanın arka cephesine gizlemiş. Tasarımın en belirgin özelliği olan uçuşu çağrıştırmasını; cephede kullandığı dinamik formlar, uçak kanadını andıran perfore malzemeler ve aşağıdan yukarıya doğru bütün formu saran amorf yapı sayesinde elde etmiş. TAGO Architects, tasarladığı şeffaf eğitim birimlerinde cephe malzemesi ve renkleriyle Türk Hava Yolları’nın kurumsal kimliğini yansıtırken, tasarımda yakaladığı yatay etkiyle de, binanın sanki sabit değil de hareket halindeymişçesine bir dinamiklikte algılanmasını ve hız kavramını yansıtmasını sağlamış. Böylece kurumu yansıtan forma sahip bir eğitim yapısı tasarımına imza atmış.

Taşıyıcı sistemi beton – çelik karkas olan yapı, görsel ve mimari anlamda işlevsel ve etkileyici tasarımının yanı sıra, elektro-mekanik olarak da son teknolojiyle donatılmış. Bünyesinde barındırdığı özel simülatör cihazlarının gerektirdiği sabit iklimlendirme gibi ihtiyaçlar yüksek otomasyon ile projeye entegre edilerek çözümlenmiş.

TAGO Architects, bulunduğu çevredeki konut bölgesinin görüş alanını kapatmayacak şekilde tasarladığı binada teknik anlamda bütün ihtiyaçları karşılayacak bir yükseklik elde etmeyi başarmış. Bu anlamda, bulunduğu çevreyle uyumlu bir tasarım ortaya çıkararak arazinin dezavantajlı gibi görünen koşullarını avantaja çevirmiş.

THY Uçuş Eğitim Merkezi binasının, bir yandan Yeşilköy’de eski bir konut semtine, diğer yandan da havalimanına komşu olması sayesinde, konut bölgesine bir ara kesit oluşturarak bölgenin ekonomik kalkınmasına da katkı sağlaması öngörülüyor. İstanbul Florya semtinde THY eski simülasyon binası karşısında yapımına başlanan eğitim merkezinin, uzun yıllar boyunca gerek Türk Hava Yolları pilotları ve pilot adaylarına, gerekse de yurt dışından bu hizmeti almaya gelen yabancılara hizmet vererek ciddi miktarlarda gelir sağlaması hedefleniyor.

Daha fazla göster

Trend Konular

Copyright © 2016-2017 Dijital Karga - Dijital Şakaya Gelmez!