Connect with us
Nedir Bu Sosyal Sorumluluk ve Sponsorluk

Nedir Bu Sosyal Sorumluluk ve Sponsorluk

Kurumsal sosyal sorumluluk aslında, hayır işlemeye benziyor. Şirketler, kurum prestijini arttırmak için yapıyor olsalar dahi hayır işleme ve iyi niyet göstergesi olarak öne çıkıyor.

Nedir Bu Sosyal Sorumluluk?

Kurumsal sosyal sorumluluk, isteğe bağlı, iş uygulamalarının ve kaynakların katkıları aracığıyla toplumun refahını iyileştirme rolünü üstlendikleri tüm çalışmaları kapsamaktadır. Bu tanım içerisinde en dikkat çekisi nokta ise şudur: “isteğe bağlı” anlayışıdır. Burada yasa yoluyla emredilen, dayatılan bir durum bulunmamaktadır. Daha çok, şirketlerin bir uygulama ve iş konusunda gönüllü olarak yüklendiği sorumluluktan bahsedilir.

Son on yılda bu eksende artan gelişmeleri arasında, “kurumsal bağışların artışı, sosyal sorumluluk girişimleri için istenen raporlar, hayır işlemek bir şirketin sosyal standardı haline gelmesi” sıralanabilir. Bu gelişmeler, zorunluluk olarak yapılan bağış anlayışından, stratejik gerçekleşen bağış anlayışına geçişi göstermektedir. Şirketlerin temel amacı cirolarını arttırmak ve kar sağlamaktır. Şimdi oluşan yeni yaklaşım içerisindeyse, iyi bir marka inşası oluşturmak ve sonrasında sürekliliğini sağlamak en az ciroyla kar kadar önemli.

Kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin, şirketlerde sağladığı, pozitif değerlerden bazılarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

  1. Satış ve kar paylarında artışlar sağlamış
  2. Marka konumlandırmasında yapıyı güçlendirmiş
  3. Güçlü bir kurum imajı algısı oluşmuş
  4. İşveren markası zeminini hazırlamış
  5. Şirket içi motivasyonları arttırmış

Tüm bunların neticesinde, yatırımcılar için bu konu cazibesini yakalamıştır. Kurumsal sosyal sorumluluğun ne olduğuna dair ön bilgiler paylaştık. Ses getirmiş bir sosyal sorumluluk projesi ve bu projenin marka üzerindeki etkisini anlatacağım.

Koç Holding: “Ülkem İçin” Projesi

Ülkem İçin, sosyal sorumluluk projesi, 2006 yılında Koç Holding tarafından başlatılmıştır. Proje aslında Koç Holding’e bağlı olarak çalışan alt markalar dahil olmak üzere tüm markalarda sosyal sorumluluğu geliştirme yönündedir. Türkiye’nin en büyük kurumsal markalarından birisi olan ve pek çok kişiye istihdam olanağı sağlayan holdingin bu projesi “sosyal sorumluluk gerektiren adımların çalışanlar arasında yaygınlaşması ve toplumsal sorunlara karşı durabilme bilincinin geliştirilmesi” amacını taşımaktadır. Proje aktif bir biçimde sürdürülmektedir. Her yıl olmasa bile belirli dönemlerde toplumsal sorunlara ışık tutan ve çözüm arayan projeler geliştirilerek sosyal sorumluluk projesinin başarıya ulaşması sağlanmaktadır. Ülkem İçin sosyal sorumluluk projesi bugüne kadar TEMA Vakfı, Orman Bakanlığı, Kızılay, AYDER ve UDNP ile işbirliğine getirerek çeşitli projeler geliştirmiştir.

Bu proje ile yapılmak istenen yegane şey,dünyada ve ülkemizin de en büyük sorunlardan olan cinsiyet eşitsizliği konusunda bir farkındalık oluşturmak istenmesidir. Bu eşitsizliğin nedenlerinin anlaşılır olmasını sağlayan en önemli kavram toplumsal cinsiyettir. Toplumsal cinsiyet kavramı, toplum tarafından kadınlara ve erkeklere bazı sorumluluklar ve görevler yüklenmesini ne yazık ki sebebiyet veriyor. Çocukluktan itibaren bireylerin toplumdaki yerlerine dair belirli ön yargılar ile yetiştirilmesine neden oluyor. Yapılan birçok araştırma bu önyargılar ile mücadele edilerek kadınlar ve erkeklerin eşit konuma gelmesi durumunda toplumların büyük fayda sağlayacağını göstermektedir. 2013 yılında İş’te Eşitlik Bildirgesi’ni imzalayarak Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda yer alan Türkiye’nin 0,414’lik ekonomik katılım ve fırsatlar uçurumunun 3 yıl içerisinde 10%’a kadar azaltılması yönünde çalışmalara katkıda bulunmayı hedeflenmiştir.

Bu amaç doğrultusunda yapılmış olanlar ise şunlardır:

Toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine bayilere, çalışanlara ve yöneticilere verilecek seminerlerle toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda algı değişikliği yaratmak,Koç Topluluğu genelinde yaratılan algı değişikliği ile cinsiyet duyarlı iş yeri ortamları yaratmak, Koç Topluluğu genelinde kadın çalışanların konumunu ve oranını yükseltmeye yönelik uygulamalar hayata geçirme.Bayiler aracılığıyla yerelde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda paydaşlarda (gençler, kamu çalışanları, işverenler) farkındalık yaratmak ve ihtiyaç duyulan uygulamaları hayata geçirmeleri için gerekli bilgi aktarımını gerçekleştirmek ve sosyal sorumluluk çalışmaları ile projenin desteklenmesini sağlamak ve bunların sonucunda da yerel ve ulusal iletişim çalışmalarıyla yaratılan farkındalığı yaygınlaştırmak

Sosyal Sorumluluk Projesinin Yorumlanması

Koç Holding yapmış olduğu ulusal çaptaki çalışması ile dünya çapında kendisi yer bulmuş ve 2015 yılında ise Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (BM Kadın Birimi-UN Women) ve BM Küresel İlkeler Sözleşmesi ortak metni olan “Kadının Güçlenmesi İlkeleri”ni imzalayan Koç Holding, BM Kadın Birimi tarafından yürütülmekte olan HeForShe kapsamında da küresel düzeyde 10 Etki Lideri (Impact Champions) arasına seçildi. HeForShe gibi kadın hakları konusunda dünyada önde gelen projenin içerisinde yer almak Koç Holding için büyük bir başarı ve prestij getirmiştir.

Peki bunu nasıl başardı?

Öncellikle kurumsal sosyal sorumluluk projesi yapılmadan önce ülke ve dünya gündemindeki konuların bilhassa insanlığı ilgilendiren sorunların ayrıntılı olarak incelenerek bir analizi yapılmalı ve “biz hangi sorunu çözmek istiyoruz”, “topluma ve dünyaya nasıl bir faydamız olmalıdır” amacı gütmelidir. Bu bağlamda da Koç Holding gibi sosyal sorumluluk konularında elini taşın altına koyan ve toplumsal sorunlar için çözüm içerisinde olan bir Holding olarak, kadın hakları gibi kadınların toplum içerisinde bir ikinci sınıf vatandaş olma sorunu ele almış, bu sorunu öncelikle kendi iç bünyelerinde çözmeye çalışarak büyük çaplı projeye çevirmişler. Projenin konusu seçilirken, bu konunun ülkede,siyasal anlamda hükümet bazında nasıl geri dönütler alabileceğini, hissedarların bu konuda ne düşünecekleri, ele alınacak sorunun gelip geçici bir sorun mu yoksa gerçekten çok ciddi bir problem mi olduklarını saptamaları gerekir.

Seçilen sorunun ileride büyük çaplı bir krize dönüşebilme ihtimalinden şirkete getireceği artılar ve prestijlere kadar hesaplanır seçilmesi gerekmedir.Koç Holding yılların verdiği tecrübe ve birikim ile yapmış olduğu bu çalışmayı bu hususlara dayanarak ele almış ve bu konuyu seçmiştir.Yaptığı projede en önemli unsur ise marka konumu güçlendirmek ve bunu dünya çapında evrenselleşmesiydi.

Koç Holding bu gaye ile çıkmış olduğu yolda kadın haklarını gibi herkesi ilgilen bir konuyu ele alarak iyi niyetli bir kurum imajı daha da pekiştirdi ve bunu dünya çapındaki markalar arasında kendisi göstererek yaptı.Tüketiciler artık satın alma işlevini yerine getirirken sadece salt satın alma kaygısı ile değil o ürünün yada hizmetin yaptığı yardımlara ve toplum sorunlarına ilgilenip ilgilenmedikleri bakıyorlar.

Satın aldıkları ürün yada hizmetin maddi boyutundan çok manevi,psikolojik yanları gibi ve marka kişiliğe önem veriyorlar. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin tepesine doğru bir yönelim ile artık şirketler Koç Holding burada yaptığı gibi kendi idealleri gerçekleştirmeyi aramaktadır. Aynı zamanda yapılan bu çalışma ile kurum içerisinde çalışanların yaptıkları işler ve çalışma şartlarını daha iyi bir şekilde iyileştirmeye amaçlanmıştır.

Bilhassa kadınların iş koşullarında daha zor ve yıpratıcı şartlarda çalıştığı ve aynı zamanda hem ev hem anne hem de iş kadını konumlarında olduğu için bu denklemi sağlarken iş hayatı şartları onları daha çok zorlamaktadır. Koç Holding ilk olarak kendi çalışanların haklarını ve kadın haklarını gözeterek kendi kurum içi cinsiyet ayrımın önünü geçmek ve yaptıkları bu sosyal sorumluluk projesinin ilk olarak kendi kurumlarında gerçekleştirerek kurumların kendi çalışanlarına şirket büyüklerine saygılarını daha çok arttırmış ve kuruma aidiyetleri daha çok güçlendirmiştir.

Sponsorluk Nedir?

Sponsorluk denildiğinde aklımıza ilk olarak sponsorluğun ticari yönünü ön plana çıkarırken bazıları da hayırseverliğin üzerinde durmuştur. Günümüzde sponsorluk kavramı hayırseverlik, bağışçılık ve mesenlik kavramları ile karışmaktadır. Bu nedenle sponsorluk tanımlarına geçmeden önce sponsorluğun hayırseverlik ve bağışçılıktan farkını belirtmek gerekmektedir. Sponsorluk sanılanın aksine bağışçılık ya da yardım değildir.

Sponsorluk bir etkinliğe destek vererek kurumu, ürünü, hizmeti tanıtarak hedef kitlenin zihninde marka imajını oluşturmak ya da güçlendirmek, dolaylı olarak tüketicinin marka satın alma tercihlerini etkilemektir. Belirli bir hedef kitleye seslenen sponsorluk etkinliklerinin, markanın kimliğiyle bir bütünlük oluşturması gerektiği gibi, akılcılıkla birlikte duygusal çekiciliğin de birlikte kullanılarak sunulması gerekmektedir. Sponsor ile desteklenen etkinlik arasındaki birlikteliğin sağlanması aynı zamanda tanıtımları yapılan kurumların, kişilerin ve markaların hedef kitle üzerinde olumlu izlenimler yaratmasına da imkan tanımaktadır.

Özetlersek; Şirketlerin reklâm ve tanıtım amacıyla, daha geniş kitlelere ulaşmak için bir etkinlik, organizasyon ya da bir kişiye kaynak aktarması yoluyla destek vermesi, sponsorluk denilmiştir.Sponsorluk faaliyetleri son yıllarda dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de yaygınlaşarak artmakta ve klasik pazarlama araçları arasında fark yaratarak ön plana çıkmaktadır. Bu ilginin en büyük nedeni ise, şirketlerin sponsorluk faaliyetleri aracılığıyla hedef kitleleriyle doğrudan ve interaktif iletişim kurabilme olanağı bulmalarıdır.

Sponsorluk aynı zamanda, hedeflenen kitlenin bilinçaltında marka imajını güçlendirerek, dolaylı olarak satın alma seçimlerini de etkilemektedir. Şirketlerin değişen rekabet koşullarında, rakipleri arasında ön plana çıkarak, markalarının bilinirliğini arttırmaları ve hedef kitle ile duygusal bir bağ oluşturmaları için en doğru bütçeyle en etkin ve doğru pazarlama aracını seçmeleri kaçınılmaz olmuştur.

Türk Hava Yolları’nın Super Bowl’a Sponsor Olması

Amerikan futbolunun en büyük organizasyonu olan SuperBowl, Türkiye de gösterilerek büyük bir şölen ile açılışını yapmıştı.Bu büyük organizasyonda Türk Hava Yolları‘nın “Batman v. Superman” filmine sponsorluk yaptığı iki reklam filmi Super Bowl‘da gösterildi.Gerçekleştirilen Super Bowl organizasyonunda özel reklamları ve devre arasında sahneye çıkan dünya starlarıyla tüm dünyada merak uyandıran karşılaşma, son on yılda yarattığı 20 milyar $’ın üstünde iş hacmi ile tarihin en kazançlı spor organizasyonu olarak görülmektedir.Türk Hava Yolları da bu dev organizasyonda kendini.,Fly to Gotham City konseptli olan “Batman v. Superman” filminin reklam filmini vererek yer aldı. Batman’e Ben Affleck, Lex Luthor karakterine ise Jesse Eisenberg hayat vermiştir. Super Bowl final karşılaşmasını her yıl 110 milyondan fazla ABD’linin izlediği biliniyor.

Türk Hava Yolları’nın Super Bowl Sponsorluğunun Yorumlanması

Spor sponsorluğu,sponsorluk aktiviteleri arasında en geniş yer tutanlardan biridir.Çünkü bu tip sponsorluk geniş kitlelere yer tutabilmektedir ve etki alanları daha geniştir. Spor sponsorluğu, günümüzde dünyadaki bütün şirketlerin pazarlama stratejileri içerisine katılmıştır. Spor sponsorluğu, gelecek yıllarda da gelişimini sürdürerek kurumların ilgisini çekmeye devam edebilecek potansiyele sahiptir. Hedef kitle ile farklı yollardan ilişki kurmak, marka imajlarını geliştirmek ve farkındalığı yükseltmeyi arzulayan kurumlar, spor sponsorluğunu değerlendirerek yararlar elde edebilmektedirler. Birçok kişinin bildiği gibi, THY şu anda sponsorlukta son yıllarda en büyük atılımları yapan kurumdur.

THY’nin bu sponsorlukları gündemine almasının nedeni; spor gibi tüm dünyanın yoğun ilgisiyle karşılanan bir alanda, adını en iyi şekilde duyurmaktır. Örneğin, THY’nin Amerikan Futbolu gibi ülkemizde pek izleyen ve rağbet görmeyen bir spor dalının Amerika ve dünyada bilinmesinden dolayı bir dünya devi olarak kendisi göstermek için Super bowl da takımına maddi katkılı sponsorluk yapmak yanında, yolcular açısından bu gibi organizyonun THY’nı tercih etmesi, o kurumun güvenilir olmasının bir belirtisi sayılacak, bu da THY’ye tüm dünyadan daha fazla yolcu uçurma olanağı sağlamasına neden olmuştur. Bu da spor sponsorluk faaliyetlerin temel amaçlarından biridir.

THY kendine edindiği misyona baktığımızda da, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Bayrak Taşıyıcısı kimliğiyle THY’nin uçuş emniyeti, güvenilirliği, ürün yelpazesi, hizmet kalitesi ve rekabetçi konumu ile tercih edilen, Avrupa’nın önde gelen ve küresel ölçekte faal bir havayolu olmaktır. Bu bağlamda Tür Hava Yolları günümüzde sadece Avrupa’da değil dünya hava yolu şirketleri içerisinde kendisinin adını yazdırmak ve bu konuda markasını konumlandırmak istemiştir. Bu amaç doğrultusunda sponsorluk çalışmaları ile müşterileri bir reklam filmi yarattığı etkiden bin kat daha fazla etki yaratabilecek kapasite olan sponsorluk çalışması ile kendi markasını dünya devleri arasında gösterilmiş ve prestiji bir hayli arttırmış.

Amaçladığı vizyona yönelik çalışmaları bu Superbowl,Euroleague gibi küresel çaptaki organizasyonlar ile birleştirerek bu doğrultudaki çalışmaları hızlandırmıştır.Sponsorluk reklam,pazarlama ve halka ilişkiler gibi bütünleşik pazarlama karmasında en bıçak sırtı olan ve uygulanabilir sonunca etkisi en fazla alınabilen bir faaliyettir THY’da Super bowl gibi dünya devlerinin yarıştığı arenada kendi reklam filmleri göstererek aslında ben artık bir dünya markasıyım ve Türkiye’den bir dünya markası çıkar mı sorusunun cevabını da vermiş olmuştur.

Sponsorlu Gönderi
Yorumlara Göz At

Giriş yapmalısın Giriş Yap

Yorum Yap

Mavi Yaka İstihdamı “İşin Olsun”

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

“İşin Olsun” ile mavi yaka istihdamında yeni bir dönem başlıyor. Mavi yaka istihdamına katkı sağlamayı hedefleyen “İşin Olsun” uygulaması, dört ayda 700 bini aşkın kişi tarafından indirildi; uygulamayı kullanan firma sayısı ise 35 bini geçti. Kariyer.net Genel Müdürü Fatih Uysal, “Kariyer.net olarak 19 yıllık deneyimimizi, mavi yaka istihdamını artırmak için seferber ettik ve Türkiye’nin ilk ve en büyük ücretsiz mavi yaka iş ve eleman bulma platformu olan İşin Olsun’u hayata geçirdik” dedi.

Dijital teknolojileri kullanarak daha fazla aday ve işvereni, insan kaynakları ve kariyer süreçlerinde doğru işle buluşturma vizyonuyla hareket eden Kariyer.net, mavi yaka çalışanlar ve işverenleri bir araya getiren uygulaması “İşin Olsun”’u, Four Seasons Bosphorus’da gerçekleştirilen basın toplantısı ile tanıttı.

İşin Olsun uygulaması adaylara, evlerinin yakınındaki işleri kolayca görme, seçtikleri iş ilanlarına yönelik işverenlerle doğrudan görüşme ve hızlıca iş bulma fırsatı sunuyor. Uygulamayı kullanan işverenler ise sadece bir dakikada ücretsiz, kolayca ilan verebiliyor; ilanlarını yüzbinlerce adaya ulaştırma fırsatı yakalıyor. İşin Olsun, Android ve iOS tabanlı akıllı telefon ve tabletlere ücretsiz indirebiliyor, ayrıca web üzerinden de kullanılabiliyor.

İşin Olsun

700 binden fazla kişi “İşin Olsun” ailesine katıldı

Temmuz ayında kullanıma sunulan İşin Olsun, Türkiye’nin ilk ve en büyük ücretsiz mavi yaka iş ve eleman bulma platformu olma özelliği taşıyor. Uygulamayı bugüne kadar 700 binin üzerinde kişinin indirdiği, ilan yayınlayan firma sayısının 35 bin, ilan sayısının ise 60 bini geçtiği belirtildi. İşin Olsun’da en çok ilan yayınlanan ve başvuru alan pozisyonlar; Şoför/Sürücü, Garson, Temizlik Görevlisi, Sekreter ve Aşçı oldu. 81 ilden işverenlerin yer aldığı İşin Olsun uygulamasında, ağırlıklı olarak İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya kentlerinde işe alım yapılıyor. En çok aday ise İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Gaziantep, Diyarbakır kentlerinde yer alıyor.

Kariyer.net Genel Müdürü Fatih Uysal: “İstihdam piyasasındaki 19 yıllık deneyimimizi, mavi yaka istihdamını artırmak için seferber ediyoruz.”

Basın toplantısında mavi yaka iş ve eleman arayışının ihtiyaçlarını yakından takip ederek, adaylarla işverenleri zahmetsizce buluşturmak istediklerini dile getiren Fatih Uysal, şu açıklamayı yaptı:

“Türkiye istihdam piyasasına baktığımızda işsizliğin yüzde 65’ini mavi yaka adayların oluşturduğunu görüyoruz. Diğer taraftan, 2017 başından bu yana Kariyer.net’te gerçekleşen 100 milyonun üzerindeki başvurunun %10’u mavi yaka adaylardan, %90’ı ise beyaz yaka adaylardan geliyor. Biz burada mavi yaka istihdamı açısından büyük bir fırsat görüyoruz. Cama asılan ilanlar, eş-dost tavsiyesi gibi geleneksel iş ve eleman arama yöntemlerinin bu ihtiyacı karşılamada yetersiz kaldığını görüyoruz. Kariyer.net olarak, İşin Olsun uygulaması ile mavi yaka adayları işverenlerle kolayca buluşturmayı ve böylelikle mavi yaka istihdamına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Ücretsiz olarak sunduğumuz bu uygulamaya giren mavi yaka adaylar, il/ilçe/mahalle/kapı numarasına kadar inerek iş arama ve işverenlere telefonla direkt ulaşma imkânına sahip. Uygulamadan yararlanan adaylar, çalışmak istedikleri iş için işverenleri doğrudan arayıp görüşebiliyor. İşverenler ise ücretsiz ilan yayınlayarak aradıkları elemanı kolaylıkla bulabiliyor. Mavi yaka çalışan istihdamındaki artışın, Türkiye’de istihdama önemli ölçüde katkı sağlayacağına inanıyoruz. Tüm mavi yaka çalışanları ve mavi yakaya ihtiyaç duyan işverenleri İşin Olsun’u denemeye davet ediyoruz.”

Mert Hekimci: “Kısa sürede yüzbinlerce adayın hayatında fark yaratan bir yeniliği kullanıcıların hizmetine sunduğumuz için mutluyuz.”

Toplantıda konuşan Kariyer.net Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Mert Hekimci ise İşin Olsun’u uygulamalı olarak anlattı ve uygulama hakkında şu bilgileri verdi:
“Türkiye’nin ilk ve en büyük ücretsiz mavi yaka iş ve eleman bulma uygulaması İşin Olsuntamamen Türk mühendislerinin imzasını taşıyor.

Açık kaynak (Open-source) ve Microsoft platformları üzerine kurulu bir altyapısı olan İşin Olsun, yüksek sayıda kullanıcıya aynı anda hizmet verebilme özelliğine sahip. Google Harita altyapısına dayalı, lokasyon bazlı iş-aday eşleştirmesi yapmasının yanı sıra, kendi geliştirdiğimiz yapay zekaya dayalı, akıllı ilan öneri sistemlerimizi de uygulamaya entegre etmiş durumdayız. ‘Çevik (Agile)’ üretim süreçleri ile İşin Olsun’u sürekli yeniliyoruz. Kısa sürede yüzbinlerce adayın hayatında fark yaratan bir yeniliği kullanıcıların hizmetine sunduğumuz için mutluyuz.”

İşin Olsun uygulamasını incelemek için linki tıklayın.

Daha fazla göster

Maaşın Tahtı Sallanıyor

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Great Place to Work Enstitüsü

Araştırma ve danışmanlık kurumu Great Place to Work Enstitüsü, faaliyet gösterdiği ülkelerdeki en iyi işverenleri belirliyor. Çalışanların iş-yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Enstitüsü, güvene dayalı kurum kültürünün oluşturulması için yaptığı araştırmaların sonuçlarını kamuoyu ile paylaşıyor. Çok uluslu ve ulusal şirketlerdeki 36 farklı sektör çalışanın katıldığı, Dublin City ve Maynooth Üniversite’sinin katkılarıyla hazırlanan “İK Yönetimi ve Yönetici Anketi” sonuçlarını yayımlayan Great Place to Work Enstitüsü, çalışanların maaş ve kariyerlerine ilişkin önemli bulguları açıkladı.

Çalışanlar için öncelik destek ve fırsat, sonra maaş

Ankete katılan çalışanların yüzde 93’ünün yöneticilerinden öncelikli beklentisi, yüksek performans gösterebilmeleri için kendilerine destek sağlanması yönünde. Çalışanların yöneticilerden ikinci beklentisi, kendilerine şirket içerisinde gelişim fırsatı sunulması. Yöneticilere göre, çalışanların şirkete olan bağlılığını motivasyon ve adanmışlık düzeyleri belirliyor. Yöneticiler tarafından desteklendiğini hisseden çalışanlar, şirkete olan bağlılıklarının arttığını ifade ediyor. Anket sonuçlarındaki en dikkat çeken sonuçlardan biri, çalışanların kendilerine sağlanan desteğe ve gelişim olanaklarına maaştan daha fazla önem vermeleri.

Yöneticiler önce şirketin saygınlığı diyor

Yöneticilerin çalışanlardan beklentileri arasında ilk iki sırayı yüzde 95 oranıyla şirket saygınlığını koruyup şirketi desteklemeleri yer alıyor. Üçüncü sırada çalışanların kendilerini değerli hale getirecek gelişim fırsatlarını takip etmeleri, dördüncü sırada şirketteki değerlerini yükseltmek için becerilerini geliştirmeleri geliyor. Yöneticilerin çalışanlardan en düşük beklentisi ise sadece gereken görevleri yerine getirmeleri.

Yapılan işten gurur duyulmasını teşvik eden şirketler rekabette avantajlı

Anket sonuçlarını değerlendiren Great Place to Work Türkiye Genel Müdürü Eyüp Toprak, “Her sektörden farklı büyüklükteki şirketlerle yaptığımız çalışmalarla şirketlerin mükemmel bir iş yeri kültürü oluşturmalarına yardımcı oluyoruz. Şirketlerin işveren markası oluşturmalarında en önemli elçi konumunda olan çalışanların iş verimliliği, yüksek güven kültürüne sahip işletmelerde 3 kat artıyor. Bu da şirketlere ekonomik performans olarak geri dönüyor. Araştırmalarımız yüksek ekonomik performanslı şirketlerde çalışanların saygı görüp takdir edildiğini, güçlü bir takım ruhunun oluşturulduğunu, şeffaf şekilde bilgi paylaşıldığını gösteriyor. Çalışanların taleplerini değerlendiren, yapılan işten gurur duyulmasını teşvik eden şirketler rekabete avantajlı durumda başlıyor.” dedi.

Daha fazla göster

Teknoloji Tutkunlarına Hediye Alternatifleri

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Teknoloji Tutkunlarına Hediye Alternatifleri

Zen felsefesinden ilham alarak tasarladığı ürünleriyle teknoloji ve zarafeti buluşturan ASUS, teknoloji tutkunu sevdiklerine hediye almak isteyenler için en güzel hediye alternatiflerini sunuyor. ASUS, yeni amiral gemisi akıllı telefonları Zenfone 4 ve ZenFone 4 Max 5.5”’ten her ortamda rahatlıkla kullanılabilen ZenBook UX390UA dizüstü bilgisayara, farklı bir teknoloji deneyimi sunuyor.

Sadece akıllı telefon değil, aynı zamanda bir tasarım harikası: ZenFone 4

İnce, elmas kesimi metal kenarı, ışığı yakalayan parlak kaplaması ve mikro-işlemeli eşmerkezli daire tasarımı, Zen felsefesinden ilham alan ZenFone 4’ü eşsiz kılan özelliklerden sadece birkaçı. ASUS’un yeni amiral gemisi ZenFone 4, mobil fotoğrafçılığa da yeni bir boyut kazandırıyor. Çift kamera sistemiyle ön plana çıkan ZenFone 4, bu özellik sayesinde fotoğraf çekilirken iki kameradan alınan görüntüyü birleştiriyor ve ortaya tek kameraya göre çok daha kaliteli bir fotoğraf çıkıyor. ZenFone 4, ASUS Boostmaster hızlı şarj teknolojisi ve 3300 mAh lityum polimer piliyle günün yoğun temposunda bile iyi bir yol arkadaşı olduğunu kanıtlıyor. ASUS ZenFone 4’ün Türkiye satış fiyatı ise 2.699 TL.

46 güne kadar 4G bekleme süresiyle ZenFone 4 Max 5.5”

ZenFone 4 serisinin bir diğer üyesi ZenFone 4 Max 5.5”, Android™ 7.0 (Nougat) işletim sisteminin yanı sıra yüksek kapasiteli 5000mAh pil gücüyle de öne çıkıyor. Üç renk seçeneğiyle dikkat çeken ZenFone 4 Max 5.5”, 2 kat daha hızlı ters şarj özelliğiyle de aynı zamanda taşınabilir bir şarj aletine dönüşebiliyor. Zenfone 4 Max 5.5” de tıpkı Zenfone 4 gibi çift arka kamera sistemine sahip. Yüksek kapasiteli pil sayesinde ZenFone 4 Max 5.5”, kullanıcılara tüm bir iş günü ve çok daha fazlası için bolca yetecek enerji sağlarken kullanıcılardaki pil endişesini ortadan kaldırıyor. ZenFone 4 Max 5.5”in Türkiye satış fiyatı ise 1499 TL olarak belirlendi.

İster uçakta, ister evde…

ZenBook UX390, yalnızca 910 gr ağırlığı ve 11,9 mm mühendislik sınırlarını aşan inceliğiyle hayatı kolaylaştırıyor. Son derece ince ve hafif olan ZenBook UX390, tasarımında kullanılan yüksek kaliteli alüminyum sayesinde de üst düzey dayanıklılığa sahip. Her yere rahatlıkla taşınabilen ZenBook UX390, mükemmel tasarımını yüksek performanslı donanım ve güçlü bataryayla birleştirerek her işin üstesinden kolaylıkla gelebiliyor. Sürekli gezen ve hareket halinde olan sevdikleriniz için en güzel hediye alternatiflerinden olan ASUS ZenBook UX390, 6.499 TL satış fiyatıyla yetkili satış noktalarında teknoloji tutkunlarını bekliyor.

Daha fazla göster

6 Yaşında YouTube’dan Ayda 1 Milyon Dolar Kazanıyor ▶️

Yayınlanma

Tarih:

Son dönemlerde içerik üreticilerinin favori ilgi alanı haline dönüşen YouTube, her geçen gün ilgi çekici konularla YouTuberlar meydana getirmeye devam ediyor. 4 Yaşından itibaren YouTube üzerinden oyuncaklarını ve tatlı deneyimlerini paylaşan Ryan isimli küçük çocuk geçtiğimiz yıl toplamda 11 milyon dolar gelir elde etti. Şu ana kadar 10.147.691 abone sayısına sahip olan Ryan ToysReview adlı kanalıyla 6 yaşındaki YouTuber, Forbes’un en çok kazanan YouTube ünlüleri listesine adını yazdırmayı başarmış durumda.

6 yaşındaki Ryan’ın YouTube kanalının tanımı ise şu şekilde; “Ryan oyuncakları seviyor. Bir çocuk tarafından çocuklar için hazırlanan oyuncak değerlendirmesi!”

Ryan’ın yazmış olduğu bu tanımdan da anlayacağınız gibi kanalda yapılan paylaşımların tamamı bir çocuk tarafından üretilen çocuksu içerikler. Peki ama Ryan’ı 10 milyon abonenin takip etmesinin sebebi ne?

Ryan ToysReview kanalının dönüm noktası Temmuz 2015 tarihinde paylaşılan bir videoyu yukarıda izleyebilirsiniz.

Yukarıda izlemiş olduğunuz Ryan’ın açmış olduğu kocaman bir sürpriz yumurta videosunun bugüne kadar izlenme sayısı 800 milyonu aşmış durumda. Sürpriz yumurtanın içerisinden çıkan 100’den fazla oyuncak ile karşılaşan Ryan’ın mutluluğu görülmeye değer. Ancak tüm bunlara rağmen dünyanın diğer birçok yerinde daha farklı ve büyük problemlerle mücadele eden milyonlarca çocuk aklınıza gelebiliyor. Yaklaşık 437 bin kişinin videoyu beğenmeme belkide bu düşünceden kaynaklanıyordur.

Ryan’ın tüm bu başarı hikayesi aslında daha henüz 4 yaşındayken oyuncak değerlendirme videolarına hayran kalıp, ailesine kendi oyuncak değerlendirme videolarını çekmek istediğini söylemesi ile başladı. Bunun ardından Ryan kendi YouTube kanalını kurdu. Tebrikler Ryan! 🙂

Daha fazla göster

Xperia XA1 Plus Türkiye’de 📱

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Xperia XA1 Plus

Sony, orta sınıf akıllı telefonu Xperia XA1 Plus’ı Türkiye’de satışa sundu. Eğlenceyi avucunuzun içine taşıyan Xperia XA1 Plus, 23MP arka kamerası, 5.5 inç Full HD geniş ekranı, tüm gün dayanan pil ömrü, ClearAudio+ Sony Ses Teknolojisi ve Akıllı Amplifikatörü ile kullanıcıların karşısına geçiyor.

Xperia XA1 Plus, bir cep telefonu için büyük 1/2.3 inç Exmor™RS görüntü sensörü ve 23MP yüksek çözünürlük sağlayan benzersiz bir arka kamera deneyimi ile karşınıza çıkıyor. Düşük ışıkta dahi nefes kesen yüksek çözünürlük sunmak için bol ışık alan parlak F2.0 lensi, en ani anların bile her zaman odaklı olması için hassas Hibrit Otomatik Odaklamaya da sahip. Kamerası, açıldıktan sonra 0.6 saniye içinde çekime hazır hale geliyor ve size süper hızlı bir kamera deneyimi sunuyor. Xperia XA1 Plus aynı zamanda grup selfielerinde dahi tüm aksiyonu yakalayan ve yüksek kaliteli görüntü sağlayan 8MP ön kameraya ve 23mm geniş açılı lense de sahip.

Kendi tarzınızı ifade etmeniz için, Altın, Mavi ve Siyah olmak üzere üç canlı renkte sunulan Xperia XA1 Plus, dar çerçevesi ile yuvarlatılmış, şık tasarıma ve kişiselleştirilmiş güvenlik sağlamak üzere açma/kapama düğmesine entegre edilen sezgisel parmak izi ile geliyor. Bunların tümü için gerekli güç, yüksek kapasiteli pil tarafından sağlanırken Stamina Modu ve enerji tasarruflu performans tüm uygulamaların sekiz çekirdekli işlemcisi ile pürüzsüz ve hızlıca çalışmasını sağlıyor. XA1 Plus’ta yer alan Mediatek Helio P20 işlemci ve Smart Cleaner ise en sevdiğiniz filmi izlerken veya oyun oynarken size hızlı bir performans sunuyor.

Xperia XA1 Plus, bu hafta itibarı ile 1.999 TL tavsiye edilen satış fiyatı ile Vodafone ve perakende satış noktalarında satışa sunuluyor.

Daha fazla göster

Trio Mobil, Deloitte Teknoloji Fast’te 133. Sırada

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Araç takip sistemleri ve nesnelerin interneti (IoT) alanında çalışan yüzde yüz Türk sermayeli teknoloji şirketi Trio Mobil, son 4 yılda Euro bazında cirosunda sağladığı büyüme ile Deloitte Fast 500 EMEA bölgesi sıralamasında 133’üncü oldu.

Araç takip sistemleri ve nesnelerin interneti (IoT) alanında çalışan yüzde yüz Türk sermayeli teknoloji şirketi Trio Mobil, son 4 yılda Euro bazında cirosunda sağladığı büyüme ile Deloitte Fast EMEA bölgesi sıralamasında 133’üncü oldu.

Deloitte Technology tarafından her yıl belirlenen; Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde en hızlı büyüyen 500 teknoloji şirketi listesi Fast 500’de Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinden Trio Mobil, 133. Sıradan listeye girerek kazananlar listesinde yerini aldı.

Bu yılki EMEA listesini 2013’ten 2016’ya kadar mali yıl gelir artışı yüzdesine göre hazırlayan ve kazananları sıralayan Deloitte Teknoloji Fast 500, on yedinci yılında programı Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’in yanı sıra EMEA için bölgesel sıralamaları da içerecek şekilde düzenledi.

Trio Mobil’in kurucusu ve CEO’su Nevzat Ataklı “Böyle prestijli bir ödüle layık görülmenin gururunu yaşıyoruz. En büyük hedefimiz, Türkiye’den yurtdışına teknoloji ihraç eden saygın ve tanınan bir Türk firması haline gelmek. Teknoloji geliştirme kabiliyetine, iyi teknoloji ve ürünlere sahip olmak bizim için çok önemli. Özellikle hayal ve hedeflerde büyük düşünmekten yanayız. Bu nedenle çok daha fazlasını başarmaya odaklıyız.”

AR-GE’ye 1 milyon dolar harcayacak

Kurulduğu 2011 yılından bu yana 15 kat büyüme elde ettiklerini söyleyen Nevzat Ataklı, şirketin başarısının temelinde sağlam bir ekip çalışması, inovasyon kabiliyeti, güçlü ürün gamı ve vizyonları olduğunu söyledi. Yaklaşık 20 kişilik bir AR-GE ekibine sahip olduklarını aktaran Ataklı, “2018 yılı için Ar-Ge bütçemiz 1 Milyon Dolar civarında. IoT milyarlarca dolarlık fırsatı beraberinde getiriyor. Çok iyi ürün hedeflerimiz var ve bu ürünlere cesurca yatırım yapıyoruz,” dedi.

Deloitte’un 1995 yılından beri dünyanın 37 ayrı bölgesinde 3 ayrı program halinde oluşturduğu Teknoloji Fast50 Programı teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörlerinde yer alan şirketlerin son 4 yıldaki net satışlarındaki büyüme oranlarına göre belirleniyor. Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nda yer alan şirketler, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA Fast 500 Programı’na da aday oluyorlar. Trio Mobil, aynı zamanda Deloitte Türkiye tarafından Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketleri sıralaması Fast 50’de 9. seçilmiş ve listeye giren tek IoT firması olmuştu.

Daha fazla göster

Instagram Hashtag Takip Etme Özelliği

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Instagram Hashtag Takip Etme Özelliği

Instagram bugün hashtag takip etme özelliğini kullanıma sundu. Hashtag takip etme özelliği ile insanlar, bir gönderinin altına tıklayarak veya keşfet sekmesinde arayarak ziyaret ettikleri hashtag sayfalarında “takip et” seçeneğine tıklayabilecek ve o hashtag ile paylaşılmış gönderileri akışında görebilecek.

Instagram Hashtag Takip Etme Özelliği

Hashtag takip etme özelliği sayesinde insanlar önem verdikleri ve ilgi duydukları konularda daha fazla hesap ve içerik keşfetme fırsatını yakalayacak. Instagram bu özelliğiyle, Instagram topluluğunun ortak ilgi alanlarını daha kolay paylaşmasını amaçlayan çalışmalarının da ilk adımını atmış bulunuyor.

Daha fazla göster

Akıllı Telefon Markalarının Bitmeyen Şarkısı

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Hani sabahın erken saatlerinde dile bir şarkı dolanır. Gün boyu tekrar eder, durur. Bir türlü söylemeden duramaz insan ama şarkıdan da bıkıverir kulaklar. Dünya çapında üne kavuşmuş akıllı telefon markalarının da dillerine bir şarkı dolanmış, koro halinde söyleyip duruyorlar.

Siz Flash TV’de 250 TL fiyatla ürün satmıyorsunuz. Ne bu birbirinize sataşma. Apple dedik, Samsung dedik zıpladık oradan Microsoft’a. Şimdi kime geldik bilin bakalım?

Evet doğru bildiniz Motorola.

O da kime sataşıyor, Samsung‘a. Piyasada bir rüzgar esiyor, herkes ürünleriyle taş atıyor. Yahu taş atmaya harcayacağın reklam bedelini git ürün geliştirmeye ver, ne bileyim telif al. En olmadı Karga‘ya bağışla. Ceviz alırız yazık havalarda soğudu zaten. Ama bu sefer Samsung’un Apple’a yaptığı gibi bir gönderme yok. Tek. Bir tanecik. Sade. Real-Time marketing kapasiteleri bu kadarına yetiyor demek.

Hatırlarsanız Samsung’un reklamında Apple’a birden fazla özellik için taş atılıyordu. Video da küçücük telefonunuzdan video izleme keyfini, bir ek kılıf ya da arka kapakta yardımı ile projeksiyon gibi yansıtabiliyorsunuz. Daha önceden kullanmadım ama bu Motorola’ya has bir özellik değil. Tabi yanında ücretsiz mi geliyor bilmiyorum. Ama Samsung, Apple için kullanabileceğiniz bazı güzel araçları gagaladık Karga ile bir bakın.

GAK 1

GAK 2

GAK 3

Buradan tüm telefon devlerinin yöneticilerine sesleniyorum. Pazarlamanın büyüsüne kapılmayın. Kendi özgün işlerinizi çıkarın. Yeni fikirler üretin. Söz, müzik, beste mi kalmadı yahu. Yoksa Kargalar Cem Bey Kargalar.

Değerli okuyucularımız sizleride çok seviyoruz. Kargaları sevin, hava da soğudu balkona bir havlu koyun konunca üşümesinler. Siz duyarlı insanlarınız azcık ekmek filan koymanız gerektiğini belirtmiyorum zaten yaparsınız. 🙂

Daha fazla göster

Modern Veterinerlikteki Alet ve Ekipmanlar

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Bildiğiniz gibi sadece insanlar değil evcil ve vahşi canlıların da zaman zaman kendilerini tedavi edecek uzmanlara ihtiyacı olur. Bu nedenle de özellikle de ziraat ve hayvancılığın gelişkin olduğu ülkemizde veteriner hekimlere birçok zaman başvururuz. Hayvanların sağlığı alanında çalışan bu uzmanlar çalışmaları sırasında birçok alet ve ürün kullanıyor. Size Veteriner Hekim Ekipmanlarını kısaca tanıtmaya çalışacağız.

Veteriner Hekimlerin Kullandığı Alet ve Ekipmanlar Nelerdir? Bu ekipmanlardan ilk akla gelecek olanları sıralayacak olursak;

  • Şırınga
  • Kısırlaştırma (Elastratör) Pensi ve Lastiği
  • Danametre
  • Veteriner Hekim Eldiveni (Kısa, uzun)
  • Elektronik Derece
  • Büyükbaş veya Küçükbaş  Burdizo Pensi
  • Trokar
  • Mide Sondası
  • Rumen Mıknatısı
  • Uteri Prolapse Bandajı
  • Gerlah İğnesi
  • Gerlah İpi
  • Suture İğnesi
  • Büyükbaş ve Küçükbaş için İpek İplik
  • Forsep
  • Portekü
  • Enjektörler (Çeşitli tür ve tipte)
  • Drench Tabancası ve Torbası
  • Otomatik Enjektör ve Aparatları
  • Air Vents
  • Şırıngalar
  • Metal veya Plasikten Boynuz Koparma Pensi ve Ekipmanları
  • Boynuz Yakma Aleti
  • Mıknatıs ve İlaç Yutturma Sondaları
  • Mıknatıs
  • Plastik Tek Kullanımlık Manto
  • Veteriner Eldiveni

Veterinerlerin Başyardımcısı

Bu ekipmanların içinde veterinerlerin ciddi anlamda yardımcısı olan bir ekipman vardır ki o da Otomatik Enjektör iğneleri’dir. Bu cihazlar uzmanlar tarafından birçok ilaç ve diğer maddeyi hayvanların vücutlarına zerk etmek için k1llanılırlar. Daha önceki dönemlerde bu ürünlerin yerine manuel olarak kullanılan türleri mevcuttu. Bu ise veterinerlerin ciddi anlamda daha fazla efor sarfetmelerine ve hata yapmalarına neden oluyordu. Yeni teknolojiye sahip bu ürünler çok kolay dozaj ayarlanabiliyor, dayanıklılar ve manuel cihazlar gibi otoklavlarla steril hale getirilebiliyorlar. Bu sayede ile ise veteriner hekimlere hem konfor sağlıyor hem de daha doğru işlemleri yapmalarına olanak sağlıyor. Çeşitli türleri mevcut; şişeli, tüplü vs…

Veteriner Malzemeleri için Doğru Adresleri Tercih Edin

Günümüzün modern dijital toplumunda insanların beslenmesi de ciddi anlamda hayvanlardan sağlanmaktadır. Hem kanatlı hayvanlar olsun hem de büyük ve küçükbaş hayvanlar olsun artık beslenme zincirinin büyük birer halkasını oluşturuyorlar. Bu nedenle ne kadar sağlıklı olurlarsa hem üreticilerine ekstra gelir sağlıyorlar hem de tüketen insanların sofralarına da daha sağlıklı olarak gelmiş oluyorlar. Bu nedenle kullanılacak Veteriner Malzemeleri’nin doğru seçimi çok büyük önem arzediyor.

Daha fazla göster

Sebastian Tavsiyesi: Çek Bi Öyle Uykusu

Yayınlanma

Tarih:

Yazar:

Sebastian Tavsiyesi: Çek Bi Öyle Uykusu

Sor bakayım Sebastian, öğle uykusunun tadına en son ne zaman varmış? Cevap beklediğimden hızlı geldi. Hiç öğle uykusu çekmemiş. Sadece büyüme çağındaki çocuklar için değil, final bayrağını çekene kadar her yaştaki beynin öğle uykusuna ihtiyacını var. Eskisinden daha çok konuşulma sebeplerinden biri Acun’un penetrasyon gücü olsa gerek. Kendisinin hazır cevapları ve etkili iletişim yeteneğini sadece buraya bağlamak doğru olmaz ama faydası olduğu kesin. Akdeniz ve Güney Amerika ülkelerinin bir çoğunda kültüre dönüşen “Siesta” yani öğle uykusu Türkiye’de pek uygulanan bir şey değil.

Yaşla ilgisi yok de Sebastian. Öğle uykusu fizyolojik bir olay. İnsanın 24 saat içerisinde uykuya yatkın olduğu dönemlerden biri de öğle uykusu saatleri. Gece uykusu kadar insan vücudunu beslediği gerçeği beyni fişek gibi yapıyor. Tabii etkisinin geçmemesi için düzenli olarak uygulamak gerek. Bana öğle uykusu gerek öğle uykusu.

Öğle uykusu çekmeniz için bolca sebep sıralayacağım. Zinde ve taze bir beden fena olmaz, beyin fonksiyonlarımın performansı da artsın, bu kadar işin gücün arasında bir hızlı düşünüp, çözüm odaklı olsam diyenler için ilaç niteliğinde.

Kreatif yönü zayıflayan tasarımcılar, klavyeden bunalan yazılımcılar, kelimelere sövmeye başlayan metin yazarları, işe girişmekte zorlanan girişimciler ve çalışan tüm insanlık için Sebastian tavsiyesidir: Çek Bi Öyle Uykusu

Çocukların yaklaşık 1-2 saat öğle uykusuna ihtiyaçları vardır. Yetişkinlerin ortalama 20 dakika öğle uykusu alması yeterlidir. O yüzden abartıp, ajansı uyku kapsüllerine çevirmeyin. Günlük planlamaya ve çalışma temposuna göre süreler az da olsa uzatılabilir.

Siesta, sıcak ülkeler için çok doğru bir uygulamadır. Öğle saatlerinde kişilerin yaşadığı yorgunluğu engellemek için, kısa süre de olsa uykuya ihtiyaçları vardır. İnsanlar, uyuşuk bir şekilde çalışacaklarına, uykularını almış dinç bir şekilde çalışmaları çok daha verimlidir. Uyandığınızda yarım avuç kadar ceviz yemeyi de ihmal etmeyin.

Daha fazla göster

Trend Konular

Copyright © 2016-2017 Dijital Karga - Dijital Şakaya Gelmez!