Dijital Karga
En Güzelinden Amerika Gezi Notları Vol.18 - Bahai Temple

En Güzelinden Amerika Gezi Notları Vol.18 – Bahai Temple

Olayları paratoner gibi çekmemden ötürü bir miktar mutluyum. Yazmanın dışında, olayları atlattıktan sonra kendimle dalga geçmeye bayılıyorum. Genel olarak şapşallığım üstümde olsa da, her zaman olmuyor tabi. Bazen sakince de gezebiliyorum.

O vakit En Güzelinden Amerika Gezi Notları’na kaldığımız yerden devam edelim.

Bahailik, 19. yüzyıl İran’ında baskıcı yönetim anlayışının olması, ekonomik olarak kitlelerin ezilmesi, insanların bir kurtarıcı beklemelerine sebep olmuş ve bu sürede Bahaullah (Mirza Hüseyin Ali) tarafından kurulmuştur. İç ve dış karışıklıkların günden güne artması, ülkede tam otoritenin kurulamamasından ötürü Bahailik hareketi kısa sürede kendisine çokça taraftar toplamıştır. Bu hareket, 1800’lerde Bab (Seyyid Ali Muhammed)’ın kendisini Mehdi ilan etmesiyle başlamış olsa da, Bahaullah ile resmiyet kazanmıştır.

Bahailikten bahsederken aslında, dünya üzerindeki hemen hemen her dinin tek çatı altında toplanması olarak belirtebiliriz. Bahai yazılarına baktığımızda, tek tanrılı dinlerdeki elçilerden bahsedildiği gibi, Krişna, Buda, Dharma dinlerindeki kişilerden de bahseder. Aslında kaynaklarda “Tek tanrılı din” olarak geçse de, “Tek tanrı” inancına sahip olmayan dinleri de kapsar ve tüm dinlerin karması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bahailere göre, en son gelen elçiler, Bab ve Babaullah olsa da, gelecekte insanların ihtiyaçlarına göre elçiler gelecektir.

19. yüzyılda Bahailik hareketiyle Bahaullah, İran’dan Osmanlı İmparatorluğu’na (Bağdat) sürülmüş ve sürgündeyken, 1863 yılında peygamberliğini ilan etmiştir. Bahaullah öldüğü zaman, 40 yılı aşkın bir süre ev hapsinde kalmıştır ve Bahailik’in yayılması oğlu Abdülbaha’ya geçmiştir. Abdülbaha’nın önderliğinde Avrupa ve Amerika’da ilerlemiş, ancak kuruluş yeri olan İran’da zulme maruz kalmıştır. Abdülbaha’dan sonra, tek kişinin idaresi yerine, seçilmiş ve atanmış kişilerden oluşmuş idari yapılar sistemine evrilmiştir.

Bahai tapınakları, her dinden insanların sessiz olması koşuluyla, bildikleri şekilde ibadet etmelerini sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Dünya üzerinde, Uganda, Avustralya, Almanya, Panama, Batı Samoa, Hindistan, Şili ve Amerika olmak üzere 8 tane Bahai tapınağı bulunmaktadır. Bu tapınakların en büyüklerinden birisi, 1953 yılında, Illinois eyaleti, Chicago’nun kuzeyinde ve yakınında yer alan Wilmette şehrinde açılmıştır.

Tapınağın çevresinde Bahai inancını benimseyenler mekânsal kümelenme oluşturmuş ve sosyo-ekonomik durum oldukça iyi durumda. Araştırmalarıma göre, Bahai inancındaki insanlar Bahai dinine mensup kişilerin, ekonomik durumunun kötü olmasına izin vermemekte ve birbirlerini dünyanın neresinde olursa olsun desteklemektedirler.

Wilmette’deki tapınağın iç dizaynı, alışkın olduğumuz türden değildi. Tavanın en ortasına, Bahailer tarafından İsm-i Azam olarak bilinen ve ‘Ey Nurlular Nurlusunun Nuru’ anlamına gelen Arapça ‘Ya Bahau’l-Ebha’ hat işlemesi yazılı. İçeride yer yer kendinizi camide hissederken ortada yer alan sandalyeler ile kilisede hissediyorsunuz. Ön tarafta hem hutbe yeri varken, hemen önünde mikrofonlu bir kürsü bulunuyor. Yani inandıkları ve bahsettikleri gibi, içeride karma bir sistem mevcut. İçeride kesinlikle ses çıkartamazsınız, bu hemen tepki verdikleri bir durum. Ayrıca her yerde, karşılıklı olarak Bahaullah ve Allah hat yazıları dikkatinizi çekiyor. Dışarısı oldukça büyük ve bahçe tasarımları çok güzel yapılmış. En alttaki katta da, Bahaullah hakkında bilgilendirmelerin, fotoğrafların olduğu ayrı bir yer mevcut ve belirli saatler içerisinde onu da gezebiliyorsunuz.

Ayrıca tapınak içinde, idealleri doğrultusunda tasarlanan eğitimler var. Bu eğitimlere katılmak için, Bahai inancını benimsemeniz gerekmiyor ve katılabiliyorsunuz. Ancak ne kadar kucaklayıcı olduklarını bilmiyorum, bunu değerlendirebilmek için gidip görmenin dışında, bu eğitimlere katılmak gerekiyor.

Şu anda Bahai Dünya Merkezi İsrail’in Hayfa şehrinde bulunmakta ve resmi olmayan rakamlara göre 7 milyona yakın Bahai bulunmaktadır. Tam emin olmamakla birlikte okuduğum yazılardan yola çıkarak, sadece belirtmek üzere şunu da eklemek istiyorum. Birçok internet sitesi ve çeşitli kaynaklarda, mühür olarak Davut Yıldızı’na benzer bir yıldızın kullanılması (ancak internet sitelerinde 9 köşeli yıldız kullanılıyor) aynı zamanda, Bahai Dünya Merkezi’nin İsrail’de olmasından dolayı ‘İslam Dininin Masonları’ olarak belirtilmiş. Ne kadar geçerli, ne kadar doğru bilmiyorum. Ama gezerken, hiç bilmediğim ve kafamda konumlandıramadığım bir ‘din’ görmek değişik ve enteresan geldi. Önyargılarımı kapıda bırakıp içeri girmeye çalışsam da, kafamda birçok soruyla oradan ayrılmak zorunda kaldım.

Belki zamanla çözerim.

Yeni yazılar, yeni yaşamlar ve yenilerle görüşmek üzere. Beni özleyin anacım.

Her Şey Güzel Olacak.

Sümeyye Açıkgöz

İÜ | İTİCÜ | SÖZDER MA Sivil Toplum Uzmanı Profesyonel Okur

Yorum Yap

Gridlove

Mail Bülten Aboneliği

Kargadan Öneriler Ve Yeni İçerikler için Abone Ol!

Hakkımızda

Dijital Karga, iletişimin dört işlemden oluştuğuna inanıyor; çıkarcı değil çarpıcı, bölen değil toplayan bir dil yaratmayı amaçlıyor. Devamı